Accenture Danışmanlık firmasının hazırladığı ve perakendecilik ile ilgili gelinen noktayı ve gelecek ile ilgili projeksiyonu başarılı şekilde özetleyen bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Firma hakkında detaylı bilgiye www.accenture.com adresinden ulaşabilirsiniz.
Bundan 15 sene öncesini düşündüğünüzde dünyanın millenyuma yaklaştığı, geleceğe yönelik tahminler ve öngörülerin dünyayı kasıp kavurduğu bir dönem ve paralelinde iş dünyasının da sanki bu öngörüleri yakalamak istercesine bir “yenilikçilik yarışı” içerisindeydi. Geçen süre zarfında perakendecilik de çok şeyler gördü, öğrendi ve değişti. Peki bugünkü araştırmalar ve veriler doğrutusunda baktığımızda perakendenin mevcut ve geleceğine dair ne gibi çıkarımlarımız olabilir ?
- One size fits all tarzı perakendecilik yaşamının son günlerini yaşıyor. Küçük ve bireysel perakendeci çok boyutlu müşteri zihniyetini benimsemiş vaziyette ve ürün portföyünü güçlendiriyor.
- Dünya, Wall-Mart gibi devlerin, büyüklükleri sebebiyle atıl ve hantal kalacaklarını düşünerek yok olmalarını beklerken devler kimseyi beklemiyor ve yollarına devam ediyor.
- Alışveris merkezleri tüketicilerin alışkanlıklarını değiştirmeye devam ediyor. Özellikle gıda perakendecilerinin alışveris merkezlerinde yerlerini alması veya gıda perakendecileri odaklı kurulan alışveris merkezleri bu değişimi hızlandırıyor.
- Tek başına kurulu klasik dev gıda mağazaları alışveris merkezlerine müşteri kaptırmıs durumda. Halen hareket kabiliyetleri var ancak kıvrak hareket edebilmeli ve zekice yönetilmeleri gerekiyor.
- Çok katlı mağazacılık, alışveriş merkezleri ve büyük oyuncuların baskısını artık iyice hissediyor. Kısır bir döngüye girmekten kaçınabilmek için daha fazla konsolidasyon ve tasarruf kaçınılmaz.
- Alışveris merkezlerinin artışı sebebiyle yaşanan sıkıntı ve hayal kırıklıkları her geçen gün artıyor. Hayatımızdan çıkmayacaklar ancak büyük bir değişimin sinyalini veriyorlar.
- Yeni tasarımlar, modeller ve ürün çeşitliliği yerine yeni ürün ve mağaza konseptleri ön plana çıkıyor. Aynı ürünleri aynı ortamlarda yanyana mağazalarda müşterilerine sunan mağazacılık anlayışı yerine farklı konseptlerde farklı markalarla sunan mağazacılık gelişmeli.
- E-ticaret işlemden ziyade daha aksiyoner olacağını gösteriyor. Perakende satışlara katkısı daha da artacak fakat toplam satış içerisinde aldığı payda büyük bir gelişme olmayacak.
- Daha fazla kontrol gücü veren akıllı mağaza, akıllı alışveriş ve yeni teknolojik uygulamaları, müşteriler beklenenden daha hızlı benimsiyor. Perakendecilerin bu tip uygulamalara daha fazla ağırlık vermesi gerekiyor.
- Akıllı mağaza ve perakendecilik uygulamaları hem çalışan verimliliğini hem de hizmet kalitesini arttırıyor.
- B2B ve B2C uygulamaları yakın bir gelecekte mobil iletişim ve cihazlar üzerinden yapılan işlemlerin gerisinde kalacak. Daha bireysel, daha özel perakende hizmetleri cep telefonu gibi mobil cihazlar üzerinden verilebilecek.
- Globalleşen ve büyüyen perakendeciler her zaman farklı tedarikçi kanal zenginliğine sahip olmak isteyecekler. Bu arayış içerisinde tedarikçiler perakendecilerin raflarına daha fazla sahip olacaklar ve kendi reyonlarını ve raflarını kendileri yönetecekler.
- Perakendeciler öncelikle tam bir marka yöneticisine dönüşecek ve markaya dönüşemeyen oyundan çekilmek zorunda kalacak.
- Yer, müşteri, teknoloji gibi kısıtlar sebebiyle ortak mağaza, ortak marka, ortak teknoloji gibi paylaşımlı perakendeciler oluşacak.
Halen organize olmayan perakendenin payı ve manevra yeteği yüksek görünse de artık pazarı yönetmek için ya global oyuncu olmanın ya da globalleşmenin gerekliliğini biliyoruz. Format ve segment mağazacılık yönetimini benimsemiş ve uyguluyor olmak oyunun en temel kurallarından biri haline gelmiş vaziyette. Artık perakendeciler, ürünlerini başka satış noktaları ile buluşturarak tedarikçi olmuş, tedarikçilerse perakendecilik yapıyor konumda. Belirsizliklerin yaşandığı ve planlamanın zor olduğu dönemlerde müşterilerimizi ne kadar tanısak da artık demografik yapının, gelir düzeyinin ve diğer bilgilerin alışveriş bilgileri ile ilişkilendirilmesi eskisi kadar kolay değil ve alışveriş alışkanlıklarını anlamak eskiye nazaran daha karmaşık bir hale gelmiş vaziyette.
Bu değişim özellikle taktiksel kararlar verirken, bizi akıllı teknolojiler, talep bazlı yönetim ve zincirin her halkasında optimizasyon araçları ve yenilikçi uygulamaları kullanmaya zorluyor artık. Amaç tabi ki satış artışını sağlamak, desteklemek ya da giderlerden yapılacak ölçümlenebilir bir tasarruf sağlamaktır.
Özellikle belirsizlik ve sıkıntının hakim olduğu dönemlerde, farklılaşma zorunluluğu perakendecileri her zaman yeniliklere daha fazla açılarak müşterilerine daha kaliteli ve farklı alışveriş deneyimleri yaşatmaya ve hizmet vermeye itmiştir.