Biraz web programlamadan biraz da tasarımdan anlıyorsanız, bolca vaktiniz ve bir o kadar da sabrınız varsa bir web sitesi yapmak hiç de zor gelmeyecektir size. Aslında, bütün bu sayılan özelliklere sahip olmasınız bile internetteki hazır şablonlar sayesinde dakikalar içerisinde kendinize bir web sitesi yapabilirsiniz. İşin içinde biraz da para kazanmak olsun derseniz işte o zaman maliyetlerin yükselmesi kaçınılmaz olacaktır. Hatta, yüzbinlerce kişiye ulaşmak, aynı anda binlerce kişinin alışveriş yapmasına olanak tanımak isterseniz işte o zaman kesenin ağzını epey açmanız gerekecektir. Günümüzde, zamanında iyi maddi kaynak tüketerek bu amaçlarına erişmiş sayısız e-ticaret sitesi ile karşılaşmak mümkündür. Herkesin kabul edeceği üzere; internette her zaman ve hızlı şekilde erişilebilir olmak; sorunsuz, güvenli bir alışveriş deneyimi yaşatabiliyor olmak; monotonluktan kurtulmuş modern bir görsel tasarım çizgisine sahip olmak e-ticaret’te başarıyı yakalamak için çok önemli unsurlardır. Peki, bu unsurlar tek başına yeterli midir?
Hayır. Elbette sayılabilecek daha bir çok başka parametre vardır. Ancak, yukarıda bahsedilen unsurlar kadar önemli bir unsur da “içerik hazırlamak” tır. Özellikle e-ticaret işinin önemli stratejilerinden bir tanesi müşteriyi web sitesine getirmek ve müşterinin aldığı bilgiler / hizmetler paralelinde menun kalarak tekrar tekrar ziyaret etmesini sağlamaktır. Bu stratejiye uygun hareket etmek, ziyaretçilerin ilgisini canlı tutmak, her ziyaretçinin müşteriye dönüşüm oranını artırmak için aşağıdaki 7 ölümcül günahı işlememek gerekir:
1. Dağınık ve fazla bilgi vermek
Her bilgiyi barındırmaya çalışmaktansa müşterilerin/ziyaretçilerin ihtiyaç duyacağı, alışveriş eğilimlerini pozitif yönde etkileyebilecek bilgileri bulundurmayı amaç edinmek daha faydalı olacaktır. Aksi halde insanlar bilgi kirliliği içerisinde yorulur ve kaybolurlar.
2. Anketlerde veya kayıt formlarında çok fazla soru sormak
Ziyaretçi hakkında ne kadar çok şey bilinirse, bu bilgileri “işleyerek” O’nu müşteriye dönüştürecek doğru hamleleri yapmak o kadar kolay olacaktır. Ancak, nasıl hayatta hiçbir şey kolay değilse müşteriden bu bilgileri bir seferde almak da o kadar kolay değildir. Üstelik sorularla dolu bir formu doldurmak amaç ya da fayda ne olursa olsun kolay kolay kimsenin hoşuna gitmeyecektir. En doğrusu kazanamayacağınız bir mücadeleye hiç girişmemek ve ziyaretçilere “neden bu kadar soru soruyorlar yahu?!” dedirtmeden yavaş yavaş, farklı aktiviteler ile bilgi toplamayı tercih etmektir.
3. Eksik bilgi vermek (Firma ünvanı, iletişim bilgisi, fiziksel adres, telefon veya çağrı merkezi numarası)
Ticarette en önemli unsurlardan bir tanesi de tarafların birbirlerini bilmeleri ve tanımalarıdır. Bu nedenle, web sitesinde sizin kim olduğunuz, nerede faaliyet gösterdiğiniz, bir problem durumunda size nasıl ulaşılabileceği açık bir şekilde yazılmalıdır. Bu bilgilerin eksikliği ziyaretçilerin müşteriye dönüştürülememesi adına önemli bir tehdit oluşturacaktır.
4. Kalitesiz içerik (özensiz, düşük cümleler ve imla hataları ile yazılmış yazılar) sağlamak
Atalarımızın da dediği gibi “aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz!” Bu nedenle siz çok değerli, alışveriş deneyimine kıymet katacak şeyler yazmış olsanız da bunların formatı, düzeni, imlası çok önemlidir. Sonuçta e-ticaret işi web sitesinde yazılan herşeyin ziyaretçi tarafından okunduğu, anlaşıldığı ve kabul edildiği anlayışıyla yapılmaktadır. Özensiz, yanlış şekilde yazılmış yazılar ziyaretçileri siteden uzaklaştırmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. (Belki, siteyi ziyaret edip alışveriş yapmak eğilimi olan hukukçu ziyaretçilerin bu yanlışları görerek size uyarı ve bir parça da tehdit içeren e-postalar atmasını sağlayabilirsiniz.)
5. Arama motorları ile uyumlu olmayan içerik hazırlamak
Adwords’e milyonlar yatırmak istemiyorsanız en akıllıca strateji yazılım altyapısının ve içerik dilinin arama motorlarıyla olan uyumunu dikkate almak olmalıdır. Web sitesinde metin bazlı içerik oluşturarak yayınlamak ile yazılanları bir görsele yerleştirerek sitede yayınlamak arasındaki farkı öğrendiğinizde çok geç olabilir!
6. Kötü tasarım ve erişim
Hazırladığınız içeriğin “easy-to-read (okunaklı)” ve “easy-to-followup (anlaşılır)” olmasına dikkat etmek gerekir. İçerik kolay takip edilebilir ve farklı alt başlıklar arasında kolay ulaşılabilir olmalıdır ki ziyaretçiler kendilerini bir kütüphanenin düzenli rafları arasında geziyormuş gibi hissedebilsinler. Aksi halde, ne kadar önemli içerikli – düzgün formatlanmış içerikler sağlasanız da insanlar bilgiye erişememekten ötürü negatif etkileneceklerdir.
7. Yeni içerik sağlamamak
Özellikle başarılı e-ticaret platformları “yaşayan” dinamik yapılardır. Hizmet verirken bulundukları zamanı ve çevresel dinamikleri iyi takip ederler. Bu nedenle, en basitinden sevgililer günü, yılbaşı, anneler / babalar günü gibi zamanlarda içeriklerin yenilenmesini, ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek şekilde güncel tutulmasını sağlamak önemli bir gereksinimdir. Diğer türlü, her ziyaretinde aynı içerik ile karşılaşan ziyaretçiler siteyi “monoton” olarak etiketlendirmekten kaçınmayacaktır.