Arşiv ‘genel’ category

Efsane Geri Döndü: Türk Lirası 1 Ocak’ta Cebimizde

Aralık 19th, 2008

tl

1 Ocak 2005 tarihinde 6 sıfır attığımız paramıza bu yeniliği perçinlemesi için bir de “YENİ” ifadesi eklemiş ve YTL – Yeni Türk Lirası ile tanışmıştık. Yüksek enflasyonun getirisi olarak itibar kaybeden paramız, ülkemizin yıllar boyunca yaşadığı ekonomik krizlerin neticesinde diğer para birimleri karşısında bol sıfırlı bir hale gelmişti. Bu itibar kaybına bir dur demek, ekonomik istikrarı yeniden sağlamak adına ilk gösterge olarak paramıza bir çeki düzen verdik ve fazlalık sıfırlarından kurtararak yeni bir imaj kazandırdık.  Takvimler 1 Ocak 2009′u gösterdiğinde paramızın başındaki “YENİ” ifadesine resmi olarak hoşçakal diyeceğiz ve emektar Türk Lirası’na yenilenen banknotları ile tekrar merhaba demenin mutluluğunu yaşayacağız.

Merkez Bankası’nın web sitesinde yapılan duyuruya göre:
“Yeniden Türk Lirası ve Kuruş adını alacak olan banknot ve madeni paralarımız 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren, yenilenen tasarımları, değişen boyutları ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle aramızda olacak. YTL banknot ve madeni paralar 2009 yılı boyunca TL banknot ve madeni paralarla birlikte tedavülde olmaya devam edecek, 1 Ocak 2010 tarihinde tedavülden kaldırılacaktır.”

Türk Lira’sına geçişin beraberinde getirdiği yeniliklerden birisi de yeni kupürler. Buna göre:

TL banknotlar: 5, 10, 20, 50, 100, 200 Lira
Madeni paralar: 1, 5, 10, 25, 50 Kuruş ve 1 Lira’dan oluşacak.

Merkez Bankası tarafından yapılan duyuruda 1 Ocak 2010 tarihine kadar elimizdeki YTL’leri TL’ye çevirmemiz içinvaktimiz olduğu belirtilmekte. Ancak, yastık altı YTL paraları olanlar veya bir şekilde parasını saklayıp/biriktirip/tesadüfen yerini unutup 1 Ocak 2010′dan sonra paralarına kavuşanlar için bir çözüm üretmeyi de unutmamışlar. Buna göre, Yeni Türk Lirası banknotlar 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren 10 yıl, madeni paralar ise 1 yıl boyunca (zaman aşımı süresince) Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası ve T.C. Ziraat Bankası şubelerinde değiştirilebilecektir.

Türk Lirası ile ilgili merak ettiğiniz tüm soruların cevaplarını, yeni banknotların tasarımlarını görmek için http://www.tcmb.gov.tr/tlkampanya/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Yeni yılda, yeni paramızın krizin bittiği, etkilerinin tamamen yok olduğu, herkesin hakkettiğini rahatça kazanabildiği, enflasyonun sıfıra yakın olduğu bir Türkiye ekonomisi’nin baş tacı olmasını temenni ediyorum..

Kurban Bayramı ve Kurban’ın Hikayesi

Aralık 8th, 2008

İslam dinince kabul edilen ve her yıl kutlanan iki bayramdan birisi olan Kurban Bayramı bu sene 08.12.2008 – 11.12.2008 tarihleri arasında kutlanacak. Hükümetin “idari izin” vermesiyle kamu çalışanlarının ve devlet memurlarının 9 gün tatil yaparak kutlayacağı bu bayramda her sene olduğu gibi ipini koparan kurbanlıkların sokak maceralarını, kurbanı keseyim derken elini, ayağını kesen acemi kasapların hastane görüntülerini izleyeceğiz televizyonlarımızdan. Peki nedir bu bayramın tarihçesi, kutlanış hikayesi; neden bu bayramı kutluyoruz ve “kurban” kesiyoruz?

İlk Kurban Bayramı
Kurban Bayramı islami kaynaklara göre ilk kez 624 yılında Medine’de, Hz. Muhammed’in müslüman cemaate kıldırdığı “ilk kurban bayramı namazının” ardından vermiş olduğu hutbede kurban kesmenin faziletlerinden bahsetmesi, Allah’a adanarak kesilecek kurbanın kazandıracaklarını açıklaması ile beraber kutlanmıştır. Bu tarihten sonra da bu gelenek bayram şeklinde süregelmiştir. Hz. Muhammed kendisi de ilk Kurban Bayramı’nda 2 kurban kestirmiştir. Bunlardan bir tanesinin duasını: “Allah’ım! Bu senin birliğine ve senden bana gelenlere şehâdet eden bütün ümmetim namınadır.” şeklinde yaparken diğerinin duasını: “Allah’ım! Bu da, Muhammed ve Muhammed’in ev halkı içindir.” şeklinde yapmıştır. Bu da aslında kurbanın hem toplumsal hem de bireysel bir yön taşıdığına en güzel örnektir.

Kurban Bayramı, müslümanlar tarafından Hicri Takvime göre Zilhicce ayının onuncu gününden itibaren dört gün boyunca kutlanan bir dini bayram olarak da tanımlanabilir. İslam dininde kullanılan ve bayram günlerini tespit etmekte temel alınan takvim “Ay takvimi” olduğu için “Gregoryen takvimi” yıllarında farklı günlere denk gelir. Aynı sebeple aynı Gregoryen yıl içerisinde iki Kurban Bayramı da yaşanabilir. Örnek olarak 2005-2012 yılları arasında, Kurban Bayramı aşağıdaki tarihlerde yapılacaktır:

  • 2005: 21 Ocak
  • 2006: 10 Ocak ve 31 Aralık
  • 2007: 20 Aralık – Suudi Arabistan için 19 Aralık
  • 2008: 8 Aralık
  • 2009: 27 Kasım
  • 2010: 16 Kasım
  • 2011: 6 Kasım
  • 2012: 26 Ekim

İlk Kurban
Kutsal kitap Kur’an-ı Kerim’de yazan bilgilere göre ilk “kurban” tecrübesi Hz. İbrahim zamanına uzanmaktadır. Allah’a oğlu olması için yakaran Hz. İbrahim’in “oğlu olması halinde onu Allah’a kurban edeceğini” söylemesi üzerine kendisine yapılan büyük bir imtihan olarak karşımıza çıkmıştır ilk “kurban”. Kur’an-ı Kerim’de bu olay şöyle tasfir edilmektedir:
İbrahim ‘Ey Rabbim, bana iyilerden (bir oğul) ihsan et’ dedi. Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik. Oğlu yanında koşacak çağa gelince, ‘Ey oğlum, ben seni rüyamda boğazladığımı gôrüyorum, bir düşün, ne dersin ?’ dedi. (İsmail) Babacığım, sana ne emrolunuyorsa yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.’ dedi. Her ikisi de Allah’a teslim oldular (Allah’ın emrine boyun eğdiler). İbrahim, oğlunu şakağı üzerine yatırdı. Biz de ona şöyle seslendik: ‘Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı.’ Dedik ve ona (İsmail’e karşılık ) büyük bir kurbanlık fidye verdik. Kendisine sonradan gelenler için de iyi bir nam bıraktık. Selam olsun İbrahim’e. İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. Çünkü 0, bizim mümin kullarımızdandır.

Görüldüğü üzere, Hz. İbrahim oğlu yerine kendisine gönderilmiş olan kurbanlık hayvanı kesmiştir. Böylelikle de Allah için “insan kurban etmek” gibi kötü bir alışkanlığın önüne geçilmiş, Allah için “kurban kesmek” adeti de günümüze kadar ulaşmıştır.

Neden Kurban Kesilir?
Kurban kesmek, maddi gücü yerinde olan, hadislerce ve islami kaynaklarca belirlenmiş belirli “refah” kriterlerine sahip olan kişilere farz kılınmıştır. Bu vazife aslında toplumsal yardımlaşma seferberliğine bir çağrıdır. Toplum içerisinde maddi imkansızlıklar yüzünden “et ve et ürünleri” ihtiyacını karşılayamayan kişilerin en azından senede bir kez bu ihtiyaçlarını doya doya karşılayabilmeleri için bir fırsattır. Fakirlere yardım etmek, insanlık ve müslümanlık görevlerini yerine getirmek niyetiyle kurban kesen kişi bunun sevabını kazanmaktadır. Bunun dışında “kan akıtmak”, “boğazlamak” ,”öldürmek” gibi basit ve vahşice duyguların, düşüncelerin, niyetlerin hiçbirisi kesinlikle “kurban bayramı” içerisinde yoktur, geçerli değildir! Bu tür duygularını tatmin etmek için kurbanlık hayvanlara eziyet edenlerin de sevap kazanamayacakları birçok hadiste ve islami kaynakta altı çizilerek defalarca anlatılmıştır. Hacc Suresi’nin 37′nci ayetinde, “Bu hayvanların ne etleri ve ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Allah’a ulaşacak olan ancak sizin O’nun için yaptığınız gösterişten uzak amel ve ibadettir. Size doğru yolu gösterdiğinden, Allah’ı yüceltmeniz için onları böylece sizin buyruğunuza vermiştir. Ey Muhammed, iyilik yapanlara müjde et” buyruğu yer alır.

Kurban Eti
Kurban kesen kişilerin kesilen kurbanın etinin tamamını kendilerine saklaması yanlıştır. “Allah için kurban kesmenin” ve Kurban Bayramının maneviyatına, muhteviyatına tamamen terstir. Öte yandan, kesilen kurban etlerinin tamamının fakirlere, yoksullara dağıtılması da yanlıştır. Bunun ile ilgili olarak genel uygulamaya göre kesilen kurbanın etlerinin 3′te 1′i fakir ve yoksul kişiere, 3′te 1′i kurban kesen kişinin komşularına ve akrabalarına, kalan 3′te 1′i de kendi evine kalacak şekilde paylaştırılmalıdır.

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun!
Görüldüğü gibi Kurban Bayramı yüzyıllardır bir gelenek şeklinde süregelmektedir. Müslümanların toplumsal dayanışma örneklerinden birisi olarak moderm hayatta yerini bulmuştur. Kesilen kurbanların etlerinden, derilerinden, her türlü nimetlerinden gerçekten ihtiyacı olan kişilerin faydalanacak olmasını temenni ediyorum. Hepinizin Kurban Bayramını kutluyorum.
Sözlerimi peygamberimizin, kurban kesenler için işin aslını en güzel şekilde ifade ettiği şu sözleriyle bitiriyorum:

Amellerin kıymeti ancak niyetlere göredir. Herkesin niyet ettiği ne ise eline geçecek olan ancak odur.

Ne Ararsın Tanrı ile Aramda!

Eylül 22nd, 2008

neyzen_tevfik

Ne ararsın Tanrı ile aramda
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda
Başı açığa neden türban sorarsın?

Rakı, şarap içiyorsam sana ne
Yoksa sana bir zararı, içerim
İkimiz de gelsek kıldan köprüye
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.

Esir iken mümkün müdür ibadet
Yatıp kalkıp Atatürk’e dua et…
Senin gibi dürzülerin yüzünden
Dininden de soğuyacak bu millet.

İşgaldeki hali sakın unutma
Atatürk’e dil uzatma sebepsiz
Sen anandan yine çıkardın amma
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz

Neyzen TEVFİK

SİTEM

Eylül 22nd, 2008

bedri_rahmi

Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim
Yar yolunda dökülmedik dilleri neyleyim
Yar yar
Seni kara saplı bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU