<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Webdolusu &#124; Reha ŞENDİL &#187; internet</title>
	<atom:link href="http://www.webdolusu.com/category/internet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webdolusu.com</link>
	<description>e-ticaret, internet ve teknoloji...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 01:37:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Ya Facebook Hiç Olmasaydı?</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/08/03/ya-facebook-hic-olmasaydi/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/08/03/ya-facebook-hic-olmasaydi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Aug 2011 13:35:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebook aylık sayfa gösterimi]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcı istatistikleri]]></category>
		<category><![CDATA[facebook kullanıcı yaş dağılımı]]></category>
		<category><![CDATA[facebook olmasa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=192</guid>
		<description><![CDATA[17 Temmuz 2011 tarihinde EticaretMAG&#8216;de yayınlanan yazım: 2004 yılında yayına başladı Facebook. O  tarihten bu yana büyük bir hızla insanların hayatında önemli bir yere sahip oldu. Ancak ne [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>17 Temmuz 2011 tarihinde <a title="Eticaret Haber ve Bilgi Kaynağı" href="http://eticaretmag.com" target="_blank">EticaretMAG</a>&#8216;de yayınlanan yazım:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/facebook_logo2.jpg"><img class="size-medium wp-image-212 alignleft" title="facebook_logo2" src="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/facebook_logo2-300x219.jpg" alt="" width="300" height="219" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">2004 yılında yayına başladı Facebook. O  tarihten bu yana büyük bir hızla insanların hayatında önemli bir yere sahip oldu. Ancak ne onu yaratanlar ne de kullanıcıları bu kadar vazgeçilmez olabileceğini eminim tahmin etmemişlerdi. Bugün <strong>ayda ortalama &#8220;770 milyar&#8221; sayfa gösterimi</strong> ile internet trafiğinin zirvesinde bulunan Facebook&#8217;un hiç olmadığını, hayatımıza hiç girmediğini düşünelim mi? Acaba o zaman neler eksik kalacaktı?</p>
<p style="text-align: justify;">Ama önce Facebook&#8217;un şu anda ne kadar etkin olduğuna rakamlar ile bir göz atalım:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ocak, 2011 itibariyle, dünyada yaklaşık <strong>600 milyon Facebook Kullanıcısı</strong> bulunmakta. Oysa, M.S. 1600 yılında dünya nüfusu sadece 545 milyon idi. Şu anda Rusya&#8217;nın nüfusu 143 milyon, Kuzey Amerika&#8217;nın ise 344 milyon. Avrupa&#8217;da internet kullanan kişi sayısı ise 475 milyon.</li>
<li>Ortalama bir Facebook kullanıcısı, <strong>ayda 90 parça içerik</strong> (yazı, yorum, paylaşım, vs.) üretmekte.</li>
<li>Ortalama bir Facebook kullanıcısının <strong>130 tane arkadaş bağlantısı</strong> bulunmakta.</li>
<li>Facebook kullanıcılarının kadın-erkek dağılımı ise oldukça dikkat çekici:<br />
<strong>Yaş Aralığı                -               KADIN       &#8211;      ERKEK<br />
</strong>13-17                                           %21.0               %20.0<br />
18-25                                           %25.3               %26.4<br />
26-34                                           %25.4               %26.6<br />
35-44                                           %14.8               %14.8<br />
45-54                                           %8.5                 %7.4<br />
55-64                                           %5.0                 %4.2</li>
<li>Ortalama bir Facebook kullanıcısı, <strong>her ziyaretinde ortalama 23 dakika zaman geçirmekte</strong> Facebook&#8217;ta.</li>
<li>Yerel işletmelerin <strong>%70&#8242;i pazarlama faaliyetlerinde</strong> Facebook&#8217;u kullanmakta.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">PEKİ FACEBOOK HİÇ OLMASAYDI?</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><strong>Arkadaşınıza hoşunuza giden bir resmi göstermek istediğinizde ne yapacaktınız?</strong><br />
<span style="text-decoration: underline;">Seçenek 1:</span> Arkadaşınızın bir sohbet yazılımında (msn messenger, gtalk, skype, vb.) çevrimiçi olmasını bekleyecektiniz.<br />
<span style="text-decoration: underline;">Seçenek 2: </span> Arkadaşınızı yüzyüze görene dek bekleyecektiniz.<br />
<span style="text-decoration: underline;">Seçenek 3:</span> Arkadaşınıza e-posta ile gönderecektiniz ve e-postayı alıp resmi görmesini bekleyecektiniz.<br />
<strong>Oysa</strong>, Facebook sayesinde, resmi arkadaşınızın duvarına göndermeniz yeterli. Mutlaka görecektir!</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Bir gece önce katıldığınız partide çok eğlendiğinizi arkadaşlarınızın bilmesini istediğinizde ne yapacaktınız?<br />
</strong><span style="text-decoration: underline;">Seçenek 1:</span> İşe parti kıyafetleriniz ile gidecektiniz ve herkes sabahlara kadar çılgınca eğlendiğinizi anlayacaktı.<br />
<span style="text-decoration: underline;">Seçenek 2:</span> Muhabbet sırasında bir fırsatını yaratıp dün gece gittiğiniz partiden ve nasıl eğlendiğinizden bahsedecektiniz.<br />
<strong>Oysa</strong>, Facebook sayesinde profil sayfanıza partiye ait fotoğraflar koyarak ve durumunuza (status) &#8220;dün gece parti çok çılgındı!&#8221; gibi bir ileti yazarak bunu kolaylıkla yapabilirsiniz.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Arkadaşlarınız ile biraraya gelmek, küçük bir parti düzenlemek istediğinizde ne yapacaktınız?<br />
</strong><span style="text-decoration: underline;">Seçenek 1:</span> Davetiye hazırlayıp tek tek herkesin eline geçmesini sağlayacaktınız. Bunun için de epey uğraşacaktınız.<br />
<span style="text-decoration: underline;">Seçenek 2:</span> Tüm davetlileri tek tek arayacaktınız. Hepsinin programlarının uygun olmasını dileyerek ve sonradan organizasyon zamanını doğru hatırlamalarını umarak telefon görüşmeleri yapacaktınız.<br />
<strong>Oysa</strong>, Facebook sayesinde bir &#8216;Facebook Etkinliği&#8217; yaratıp tüm arkadaşlarınıza etkinlik daveti göndermeniz yeterli.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Gördüğünüz gibi aslında bu Facebook dedikleri platform pratik faydalarıyla insan hayatının ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi başardığı için belki de bu kadar yaygınlaştı ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. İnternete girip de Facebook sayfamıza bir bakmadan çıkamaz olmamızın nedeni belki de bu ayrıntılarda gizli.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Siz ne dersiniz?</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/08/03/ya-facebook-hic-olmasaydi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mobil Alışveriş Ve Değişen Alışkanlıklar</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/07/17/mobil-alisveris-ve-degisen-aliskanliklar/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/07/17/mobil-alisveris-ve-degisen-aliskanliklar/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Jul 2011 19:56:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[A.G. Lafley]]></category>
		<category><![CDATA[mobil alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[perakende sektöründe mobil ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[the first moment of truth]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[5 Temmuz 2011 tarihinde EticaretMAG&#8216;de yayınlanan yazım: Hemen hepimiz bir yetişkin olarak elimizde ihtiyaç listesi ile alışverişe çıkmışızdır. Özellikle alışveriş için gittiğimiz yer ilk defa gittiğimiz bir yerse [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>5 Temmuz 2011 tarihinde <a title="Eticaret Haber ve Bilgi Kaynağı" href="http://eticaretmag.com" target="_blank">EticaretMAG</a>&#8216;de yayınlanan yazım:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/Shopper-Mobile.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-247" title="Shopper-Mobile" src="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/Shopper-Mobile-300x200.jpg" alt="Mobil Alışveriş Ve Değişen Alışkanlıklar" width="270" height="180" /></a>Hemen hepimiz bir yetişkin olarak elimizde ihtiyaç listesi ile alışverişe çıkmışızdır. Özellikle alışveriş için gittiğimiz yer ilk defa gittiğimiz bir yerse etrafımıza daha bir dikkatli ve ayırt edici gözlerle bakarız. Kimi zaman aradıklarımızı kolaylıkla görür ve mutlu oluruz kimi zaman ise karmaşık bir yapı ve alakasız ürünlerin yanyana getirildiği raflar arasında kaybolur listemizdekileri bulmakta güçlük çekeriz.  O zaman alışveriş bizim için bir işkenceye dönüşür ve hemen alışverişi tamamlamak ve bir an önce oradan çıkmak isteriz. Bu durumda da her zaman tercih ettiğimiz markaları bulmaya çalışmaktansa karşımıza çıkan ilk markayı almayı yeğleriz.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte tam bu noktada, farkına bile varmadan bir takım dengelerin bozulmasına da sebep oluruz. Büyük üreticiler ürettikleri ürünlerin tüketicilere kolayca ulaşması ve satış oranlarının düşmemesi için sürekli çalışmalar yapmaktadır. Uzun yıllardır perakende sektöründe üretici olarak hizmet veren Procter &amp; Gamble firması da bu anlamda derin araştırmalar ve çalışmalar içerisinde olan firmalardan birisidir. Bu tip araştırmalardan en ünlüsü eski P&amp;G CEO&#8217;su A.G. Lafley tarafından geliştirilen &#8220;First Moment of Truth&#8221; söylemidir.  Bu söyleme göre alışveriş için gelen bir kimsenin rafta duran bir ürünü gördüğü andan itibaren 3 ile 7 saniye arasında bir süre içinde kafasında o ürüne ait bir &#8220;imge&#8221; oluşmaktadır. Bu imgeyi olumlu ve güvenilir kılmak adına ürünün rafa yerleşimi ve pazarlama materyalleri ile desteklenmesi oldukça önemlidir. Bu doğru bir şekilde yapılırsa ürünün satış grafiği pozitif şekilde oluşacaktır; aksi halde ürün müşterilerce gözden kaçırılacak ve belki de hiç satılamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte bu çalışmanın ışığında perakendeciler yıllarca raf düzenine ve ürünlerin doğru şekilde pazarlanmasına maksimum derecede önem vermişlerdir. Ancak, günümüzde internetin ve mobil teknolojilerin hızlı gelişimi ile birlikte bu önem yerini başka kriterlere terk etmek zorunda kalmıştır. Zira, artık müşteriler alışverişleri sırasında ellerindeki cep telefonları ile internete bağlanarak farklı markaların fiyatlarını ya da özelliklerini anında karşılaştırabilmekte ve kendi arama kriterlerine en uygun olan ürün için satın alma kararı verebilmektedirler. Bir anlamda ürünün raf yerleşimi ve satın alınmasını teşvik edici pazarlama materyallerinin varlığı ikincil derecede önem arz etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İşte Momads isimli, İngiltere ve Belçika&#8217;da mobil platformlar üzerine hizmetler sunan bir ajansın &#8220;mobil alışveriş&#8221; hakkında hazırladığı araştırmadan satır başları:</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Bir perakendecinin web sitesine cep telefonu veya akıllı telefon (smartphone) üzerinden erişmeye çalışan müşteri sayısında 2008 yılına göre <strong>2009 yılında %23</strong>, <strong>2010 yılında %32</strong> oranında bir artış söz konusudur.</li>
<li style="text-align: justify;">Cep telefonu üzerinden ürün araştıranların sayısı da 2008 yılına göre <strong>2009 yılında %14</strong>, <strong>2010 yılında %30</strong> oranında artmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Cep telefonundan ürün araştıran her <strong>100</strong> kişiden <strong>53</strong>&#8216;ü ürün fiyatına bakarken; <strong>43</strong>&#8216;ü farklı ürünleri karşılaştırmakta geriye kalan <strong>20</strong> kişi de ürün özelliklerini incelemektedir.</li>
<li style="text-align: justify;">Cep telefonu ile alışveriş yapan müşterilerin oranı 2009 yılında <strong>%2</strong> ile sınırlı iken bu oran 2010 yılında <strong>%8</strong>&#8216;e çıkmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Mağazalara alışveriş için gelen cep telefonu sahibi müşterilerin arasında yapılan bir araştırmada cep telefonlarını hangi işler için kullandıkları şu şekilde sınıflandırılmıştır:<br />
Cep telefonunda,<br />
<strong>SMS </strong>(kısa mesaj) kullananların oranı: <strong>%70</strong><br />
<strong>E-posta</strong> kullananların oranı: <strong>%44</strong><br />
<strong>Sohbet </strong>(Anlık İleti) kullananların oranı: <strong>%25<br />
</strong>Bir ürüne ait <strong>fotoğraf</strong> çeken / gönderenlerin oranı: <strong>%48<br />
</strong>Bir ürün için <strong>bilgi araştıranların</strong> oranı: <strong>%38<br />
İndirim Kuponu</strong> kullanan / isteyenlerin oranı: <strong>%20</strong><br />
<strong>Barkod </strong>okutanların oranı: <strong>%15</strong></li>
<li style="text-align: justify;">Bir ürün hakkında bilgi sahibi olmak için ürün barkodu okutanların sayısı 2010 yılında bir yıl öncesine göre <strong>%1600</strong> gibi inanılmaz bir oranda artmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Bu hızlı değişim karşında gerçekleri kabullenmekten başka çaresi olmayan satıcıların (perakendecilerin) <strong>%87&#8242;</strong>si müşterilerin mobil alışveriş sayesinde çok daha iyi fiyatlar veya koşullar ile aradıklarını bulabildiklerini ifade ederken; <strong>%55</strong>&#8216;i mobil alışveriş platformları sayesinde müşterilerin, ürünlerle ilgili bilgiye satış personelinden çok daha iyi bir şekilde erişebildiklerini kabul ediyor.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Fazla söze gerek yok sanırım. İletişimde, erişilebilirlikte, bilgiye ulaşmada hızla mobilleşen dünyamızda alışveriş trendlerinin de mobile kaymasına şaşırmamak gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/07/17/mobil-alisveris-ve-degisen-aliskanliklar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>e-Posta ile geçen 40 yıl ve kilometre taşları</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/07/05/e-posta-ile-gecen-40-yil-ve-kilometre-taslari/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/07/05/e-posta-ile-gecen-40-yil-ve-kilometre-taslari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jul 2011 23:51:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[:)]]></category>
		<category><![CDATA[chunkylover53@aol.com]]></category>
		<category><![CDATA[DKIM protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[e-mail]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[e-posta kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Elwood Edwards]]></category>
		<category><![CDATA[email]]></category>
		<category><![CDATA[eposta]]></category>
		<category><![CDATA[eposta ile 40 yıl]]></category>
		<category><![CDATA[FTC]]></category>
		<category><![CDATA[gmail]]></category>
		<category><![CDATA[hotmail]]></category>
		<category><![CDATA[ilk e-mail]]></category>
		<category><![CDATA[ilk e-posta]]></category>
		<category><![CDATA[Oxford sözlük]]></category>
		<category><![CDATA[Ray Tomlinson]]></category>
		<category><![CDATA[spam]]></category>
		<category><![CDATA[SPF]]></category>
		<category><![CDATA[The CAN-SPAM Act]]></category>
		<category><![CDATA[the MMS World Congress]]></category>
		<category><![CDATA[You've Got Mail]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=297</guid>
		<description><![CDATA[29 Haziran 2011 tarihinde EticaretMAG&#8216;de yayınlanan yazım: İster internete sadece işi düştüğünde giren insanlardan olun ister internetsiz yaşayamayan, cep telefonundan laptop bilgisayarına televizyonundan buzdolabına kadar her yerde internet [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>29 Haziran 2011 tarihinde <a title="Eticaret Haber ve Bilgi Kaynağı" href="http://eticaretmag.com" target="_blank">EticaretMAG</a>&#8216;de yayınlanan yazım:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/ygmlogo.gif"><img class="alignright size-full wp-image-298" title="ygmlogo" src="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/ygmlogo.gif" alt="" width="240" height="178" /></a>İster internete sadece işi düştüğünde giren insanlardan olun ister internetsiz yaşayamayan, cep telefonundan laptop bilgisayarına televizyonundan buzdolabına kadar her yerde internet erişimi olan insanlardan, mutlaka en az bir kere e-mail bizdeki adıyla e-posta (elektronik posta) göndermiş ya da almışsınızdır. Ya kendi kelimelerinizle yazarak karşınızdakine kendinizden birşeyler anlatmış ya da resim, video, müzik, slaytgösterisi ve benzeri bir şeyler paylaşmışsınızdır. Özellikle, internet üzerinden alışveriş yapıyorsanız, &#8220;siparişiniz kargoya teslim edilmiştir&#8221; bilgisinin olduğu e-posta&#8217;ları heyecanla beklemişsinizdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gelişen ve evrimleşen teknoloji ile birlikte zamanında nasıl &#8220;mektup&#8221; popülerliğini &#8220;e-posta&#8221; mesajlarına bıraktıysa şimdilerde de &#8220;e-posta&#8221; popülerliğini iyiden iyiye facebook, twitter, friendfeed, foursquare gibi sosyal ağ platformlarındaki &#8220;anlık mesajlaşma&#8221; teknolojileri karşısında yitirmektedir. Bu doğal bir süreçtir ve insan ihtiyaçlarının paralelinde gerçekleşmeye devam edecektir. Öte yandan, elbette ki halen karşımızdakine sadece onun bilmesini istediğimiz bir konuda birşeyler söyleyeceksek &#8220;e-posta&#8221; en doğru araçtır. Kişiye, muhattabına özeldir. İş dünyasında, resmi yazışmalarda halen vazgeçilmezdir. Peki, e-posta hayatımıza ne zaman girmişdir? e-Posta&#8217;nın evrimini sürdürmesi sürecinde hangi kilometre taşları vardır? Gelin birlikte inceleyelim:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1971:</strong><br />
Bilgisayar mühendisi Ray Tomlinson <strong>ilk elektronik posta mesajı</strong>nı göndermiştir. (Maalesef, mesajın ne olduğunu hatırlamamaktadır.)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1976:</strong><br />
Kraliçe 2. Elizabeth elektronik posta mesajı gönderen ilk devlet büyüğü olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1978:</strong><br />
Elektronik posta olarak hazırlanan ilk reklam mesajı devlet ve üniversite bilgisayarlarının bağlı bulunduğu bir networks üzerinden gönderilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1982:</strong><br />
&#8220;<strong>e-mail</strong>&#8221; kelimesi ilk kez kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1982:</strong><br />
&#8220;<strong>: )</strong>&#8221; gülen surat ifadesi ilk kez Scott Fahlman tarafından bulunurak e-posta içerisinde kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1989:</strong><br />
Dönemin popüler radyocularından  Elwood Edwards, <a title="AOL Mail" href="http://www.corp.aol.com/" target="_blank">AOL</a> sistemlerinde kullanılmak üzere: &#8220;Welcome (Hoşgeldiniz)&#8221;, &#8220;File&#8217;s done (Dosya tamamlandı)&#8221;, &#8220;Goodbye (Hoşçakalın)&#8221;, &#8220;You&#8217;ve Got Mail (Postanız var)&#8221; ikonik seslendirmelerini yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1997:</strong><br />
Elektronik postanın hızla yaygınlaşmasına kayıtsız kalmayan teknoloji devi Microsoft, o zamanın en popüler e-posta platformlarından birisi olan Hotmail&#8217;i 400 milyon dolar karşılığında satın almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1997:</strong><br />
Popüler e-posta yazılımı Microsoft Outlook piyasaya sürülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1998:</strong><br />
Warner Bros. film yapım şirketi e-posta mesajları üzerinden başlayan bir aşkın konu edildiği &#8220;Postanız Var! (You&#8217;ve Got Mail)&#8221; isimli  filmi çekmiştir. Film 250 milyon dolar gişe hasılatı yakalamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1998:</strong><br />
Oxford İngilizce Sözlüğü&#8217;ne &#8216;istem dışı gönderilen reklam içerikli elektronik posta&#8217; anlamına gelen &#8220;<strong>spam</strong>&#8221; kelimesi eklenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1999:</strong><br />
İlk büyük dolandırıcılık e-postası Bill Gates&#8217;in kendisine e-posta gönderen herkes ile mal varlığını paylaşacağı üzerine yayınlanmış ve milyonlarca insan tarafından el değiştirmiş e-posta mesajıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2003:</strong><br />
Ünlü çizgi film serisi &#8220;The Simpsons&#8221; ın bir bölümünde ailenin babası Homer Simpson ilk kez e-posta adresini kullandığını ifade etmiş ve adresini şu şekilde vermiştir: &#8220;chunkylover53@aol.com&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2003:</strong><br />
Reklam içerikli elektronik posta gönderimini belirli standart ve kurallara bağlayan Amerika&#8217;nın ilk yasal düzenlemesi &#8220;The CAN-SPAM Act&#8221; George W. Bush tarafından imzalanmış ve yürürlüğe girmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2004:</strong><br />
&#8220;lol&#8221; (&#8216;çok hoş&#8217; anlamına gelen &#8220;lovely&#8221; kelimesine karşılık gelen ifade) benzeri internette sıkça kullanılan kısaltmalar resmi olarak Oxford İngilizce Sözlüğü&#8217;ne alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2004:</strong><br />
<a title="Federal Trade Commission" href="http://www.ftc.gov" target="_blank">FTC</a> (Federal Ticaret Komisyonu) tarafından e-posta gönderim (spam) kanunları sistemleştirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2004</strong>:<br />
Viyana&#8217;da düzenlenen &#8220;the MMS World Congress&#8221; organizasyonunda ilk kez <strong>multimedya e-posta mesajları</strong> tanıtılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2005:</strong><br />
E-posta gönderenlerin kimliklerinin doğrulanmasını sağlayan ilk teknoloji <a title="Sender Policy Framework" href="http://www.openspf.org" target="_blank">SPF</a> tarafından geliştirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2007:</strong><br />
Google tarafından <a title="Google tarafından geliştirilen e-posta hizmeti" href="http://www.gmail.com" target="_blank">Gmail</a> e-posta hizmeti kullanıma açılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2007:</strong><br />
Gönderilen e-posta mesajları üzerinden kimlik avı dolandırıcılığına karşı önlem olması için <a title="DKIM Güvenlik Protokolü" href="http://www.dkim.org/" target="_blank">DKIM</a> güvenlik protokolü devreye alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2008:</strong><br />
Amerika Birleşik Devletleri başkan adayı Barack Obama, seçim çalışmaları döneminde 13 milyon e-posta adresi toplamış ve seçim propagandası yaparken kullanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2011:</strong><br />
<a title="Associated Press Stylebook: &quot;the Journalist's Bible&quot;" href="http://www.apstylebook.com/" target="_blank">Associated Press Stylebook</a> tarafından &#8220;<strong>e-mail</strong>&#8221; ifadesi &#8220;<strong>email</strong>&#8221; olarak düzeltilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Görüldüğü üzere &#8220;elektronik posta&#8221; tam 40 yıldır internet teknolojisinin önemli bir oyuncusu olarak evrimini sürdürmüştür. Sürdürmeye de devam edecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">(Lütfen sizler de e-posta kullanımına ait kilometre taşları biliyorsanız bizlerle paylaşın.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/07/05/e-posta-ile-gecen-40-yil-ve-kilometre-taslari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Grup Alışverişçilerin Kuponları Aslında Dedelerinden Miras..</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 22:28:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Asa Candler]]></category>
		<category><![CDATA[C.W. Post]]></category>
		<category><![CDATA[Coca-Cola ilk kupon]]></category>
		<category><![CDATA[eKupon]]></category>
		<category><![CDATA[eticaret]]></category>
		<category><![CDATA[grup alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[iKupon]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[kupon]]></category>
		<category><![CDATA[Kuponların Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Time.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[21 Haziran 2011 tarihinde EticaretMAG&#8216;de yayınlanan yazım: 80&#8242;li yılların sonlarında başlayan 90&#8242;lı yılların ortasına kadar etkinliğini hız kesmeden sürdüren bir kupon furyası vardı Türkiye&#8217;de. Yüksek tirajlı gazetelerin rakiplerine [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>21 Haziran 2011 tarihinde <a title="Eticaret Haber ve Bilgi Kaynağı" href="http://eticaretmag.com" target="_blank">EticaretMAG</a>&#8216;de yayınlanan yazım:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/BathandBodyWorksCoupons.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-285" title="BathandBodyWorksCoupons" src="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/BathandBodyWorksCoupons-300x207.gif" alt="" width="300" height="207" /></a>80&#8242;li yılların sonlarında başlayan 90&#8242;lı yılların ortasına kadar etkinliğini hız kesmeden sürdüren bir kupon furyası vardı Türkiye&#8217;de. Yüksek tirajlı gazetelerin rakiplerine karşı üstünlük sağlamak için başlattıkları &#8220;X kupon getirene Y bedava!&#8221; kampanyalarına kayıtsız kalmak mümkün değildi o dönemde. Kupon biriktirenler önceleri ansiklopedi, atlas, kartondan model arabalar, uçaklar, futbolcu kartları kazanabiliyorken bu işe gösterilen büyük ilgi neticesinde verilen ürünlerin içerikleri ve nicelikleri de gitgide artırıldı. Hatta bir dönem televizyon, yemek takımı, çeyiz seti gibi devasa ürünlerin dağıtımına kadar vardı bu iş. Sonrasında da sektörde yaşanan ekonomik kriz ve birkaç dolandırıcılık tecrübesinden sonra yok denecek kadar az ve küçük ürünlerin dağıtıldığı bir noktaya gelindi. Günümüzde halen kupon karşılığı ücretsiz ürün dağtımının devam ettiğini de belirtmekte fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde internet üzerinden yapılan alışverişlerin sayısının ve büyüklüğünün artması &#8220;grup alışveriş&#8221; gibi yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.  Tek başına belirli bir hizmet için belirli bir miktar ücret ödemektense aynı hizmeti almak isteyen tanıdık / tanımadık başka kişilerle bir güçbirliği oluşturarak aynı hizmeti çok daha düşük ücretlerle alabilecek olmanın beslediği bu yeni iş modeli bir anlamda &#8220;e-kupon&#8221; kavramının hayatımıza girmesine de sebep olmuştur. &#8220;e-Kupon&#8221; aslında 90&#8242;lı yılların ünlü &#8220;kupon&#8221;unu ile temelde aynıdır. İkisi de kendisine sahip olan için belirli bir avantaj yaratmaktadır. Ayrıldıkları nokta ise &#8220;kupon&#8221; bir kişi tarafından ve genellikle birden çok daha fazla adette toplandığında bir avantaj oluşturuyorken &#8220;e-kupon&#8221; birden çok daha fazla kişi tarafından birer adet temin edildiğinde belirli bir avantaj oluşturmaktadır. Sürekli &#8220;fırsat&#8221; başlığı altında sunulan indirimli ürün ve/veya hizmetlerden faydalanmak istenildiğinde grup alışveriş sitesine &#8220;e-kupon&#8221; ücreti ödenmeli ve bu kupona ait üretilmiş özel numara hizmet verilen yerde görevlilere iletilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, günümüzün modern iş modellerinde dahi kendisine yer bulabilen; halen geçerliliğini korumayı başaran; insanların rağbet ettiği, kullanmaktan vazgeçmediği bu &#8220;kupon&#8221; denilen icadın bundan tam 124 yıl önce kullanılmaya başlandığını biliyor muydunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Gelin <strong>Time.com</strong>&#8216;un hazırladığı &#8220;<strong>Kuponların Tarihçesi</strong>&#8221; isimli araştırmaya birlikte bir göz atalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1887<br />
</strong>Coca-Cola firması  tüzel kişiliğe kavuştuğunda, firma ortaklarından <strong>Asa Candler</strong> isimli Atlanta kökenli işadamı el yazması &#8220;bedava Coca-Cola&#8221; kuponları yapmıştı. &#8220;Kupon kullanımı&#8221; anlamındaki bu ilk adım sonrasında yaklaşık 20 yıl boyunca Amerika&#8217;da her 9 kişiden 1 tanesi bu kuponlar sayesinde bedava Coca-Cola içmişti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1890&#8242;lar</strong><br />
Coca-Cola firmasının dağıttığı kuponların yarattığı ilgi ve başarı tüm Amerika&#8217;da yankı bulmaya başlamıştı. Benzer kullanımların sayısı çığ gibi büyüdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1901</strong><br />
Amerikan kahvaltı tahıl ve gıda üreticisi  C.W. Post, &#8220;üzümlü fındıklı tahıl&#8221; isimli ürününün geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak üzere &#8220;1 sent&#8221; ederindeki kuponları ürün ile birlikte dağıtmaya karar vermişti. Kupon stratejisi tuttu ancak ürün tutmadı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1930&#8242;lar</strong><br />
2. Dünya Savaşı&#8217;nın dünya üzerinde yarattığı büyük ekonomik krizden dolayı insanlar &#8220;süt&#8221; ve &#8220;yumurta&#8221;  gibi temel besin ürünlerine sahip olmayı bile lüks olarak kabul ediyorlardı. Bu nedenle &#8220;kupon&#8221; mantığı insanlara cazip geldi ve kullanım oranı hızlı bir gelişim gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1940&#8242;lar</strong><br />
Bu yıllarda savaşlarda çarpışan erkeklerin arkalarında onlara destek vermek misyonuyla dimdik durmaya çalışan kadınlar  bir yandan toprak ekmekle bir yandan fabrikalarda üretimler yapmakla uğraşırken ekonomik tasarruf aracı gibi gözüken &#8220;kupon&#8221;lar yaygın bir şekilde kullanılmaya devam ediyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1950&#8242;ler</strong><br />
Kupon kullanım alışkanlığının en çok etkilediği yerlerin başında Sovyetler Birliği geliyordu. Bu yıllarda 10 sentlik indirim kuponlarına kavuşmak için bile saatlerce kuyruklarda bekleyen &#8216;yoldaşlar&#8217; aynı kuponları kullanmak için bir o kadar süre daha kuyruklarda bekliyorlardı. O dönemlerde en popüler kupon &#8220;20 sentlik Ushanka şapkası indirim&#8221; kuponlarıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1960&#8242;lar</strong><br />
&#8216;Çekirdek Aile&#8217; kavramının güçlendiği bu yıllarda özellikle Pazar sabahları ailece oturup &#8220;kupon kesme&#8221; işi yapmak çok popüler bir alışkanlık halini almıştı. Öyle ki savaş protestoları veya beysbol oyunundan bile daha öncelikli bir işti bu. Yine bu dönemde başka bir trend olarak &#8220;kupon hediye etme&#8221; de popüler bir alışkanlığa dönüşmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1980&#8242;ler</strong><br />
Bu yıllarda &#8220;kupon&#8221; artık süreli yayınların ve gazetelerin resmi bir parçası gibi olmuştu. Neredeyse bir gazetenin 3&#8242;te 2&#8242;sini kuponlar oluşturmaktaydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1990&#8242;lar</strong><br />
Kuponlar ilk kez dijitalleşmişti. Özellikle perakendeciler bir reklam aracı gibi gördükleri kuponları &#8220;online&#8221; olarak kullanmaya başladılar. Tüketiciler bu işe hemen alıştı; çünkü online kuponlar yazıcıdan istenildiği sayıda çıktı olarak alınabiliyor ve istenildiği kadar kullanılabiliyordu. Aynı yıllarda, insanların değişen beslenme alışkanlıkları ve artan obezite sayısı fast-food restoranlarını kendi indirim kuponları setlerini çıkarma konusunda tetikledi. Böylece ekstra seçenekler oluşturarak satış adetlerini artırmayı hedeflediler. (Başarılı da oldular!)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2010</strong><br />
&#8220;iKupon&#8221; evrimleşmesi yaşandı. Kuponlar mobil telefonlara taşındı. Özellikle iPhone gibi popüler mobil cihazlara yüklenmek üzere hazırlanan &#8220;kupon üretme yazılımları&#8221; sayesinde bir çok işletme müşterilerine kendilerine özel kuponlara sahip olma şansı verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><strong>2030&#8242;lar<br />
</strong></strong>Yaygın kullanıma sahip her hizmette, her üründe, her uygulamada olduğu gibi &#8220;kupon&#8221; uygulamalarında da sahtekarlık girişimleriyle karşılaşmak olasıdır. Özellikle önemli avantajlar sağlayan kuponlar için gerçekleştirilmiş sahtekarlık girişimleri yüzünden sektör temsilcileri çözüme yönelik araştırmalara yönelmişlerdir. Bu araştırmaların sonucunda 2030&#8242;lu yıllarda insanların en büyük ayırtedici özelliği olan DNA koduna özel hazırlanmış kuponlar oluşturulduğunu görürsek çok şaşırmamalıyız!<strong><br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak, görülüyor ki temel insan ihtiyaçlarını gözeterek &#8220;yalın ama yararlı&#8221; olacak şekilde tasarlanan modeller yıllar geçse, insanlar ve hayat tarzları değişse de bir şekilde kendilerine kullanım alanı bulabilmektedir. Daha dün günlerce biriktirilen kuponların karşılığında alınanlarla eve eli dolu gelen anne babalarımızın bizlere yaşattığı heyecanda da; bugün cep telefonlarımızdan bir kaç dakikada kolaylıkla edindiğimiz fırsat indirim kuponlarını kullanarak aldığımız hizmet veya ürünlerin bize yaşattığı heyecanda da aynı temel duyguyu yaşıyoruz aslında: &#8220;indirim sevgisi&#8221; İşte böyle zamanlarda &#8220;iyi ki kupon icat edilmiş!&#8221; diyesi geliyor insanın&#8230;</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>e-Devlet Kapısı&#8217;na Kadar Gelebilenlerden Misiniz?</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 13:35:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet şifresi]]></category>
		<category><![CDATA[gmail]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı tüketim toplumu olmak]]></category>
		<category><![CDATA[hotmail]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[linkedin]]></category>
		<category><![CDATA[mobil imza]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[yahoo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Hızla ilerleyen teknoloji sayesinde her gün hayatımıza bir yeniliğin daha girdiğini görüyoruz. Daha 20 sene önce Amiga, Commodore 64 ve Tetris gibi seçenekler arasında sıkışıp kalmışken şu anda [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hızla ilerleyen teknoloji sayesinde her gün hayatımıza bir yeniliğin daha girdiğini görüyoruz. Daha 20 sene önce Amiga, Commodore 64 ve Tetris gibi seçenekler arasında sıkışıp kalmışken şu anda sayısız bilgisayar çeşitleri, oyun konsolları, internet ve onun getirdiği yüzlerce, binlerce uygulamalar arasında her birimiz kendimize en çok hitap eden meşgaleyi bulabiliyoruz. Tüketim toplumu olma yolundaki maceramıza online hayatta da devam ediyoruz. Peki bu kötü bir şey mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bence cevabı: Hayır, asla! Bu &#8220;hayır&#8221;ın elbette &#8220;çünkü&#8221;sü de var.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü; biz yeni gelen teknolojiyi ve nimetlerini hızlıca tükettikçe, onu üretenler daha iyisini daha kapsamlısını, daha pratiğini yapmak zorunda kalıyor. 50&#8242;li yaşlarından sonra bilgisayar ile tanışan anne-babalarımız dün bir web tarayıcısı açıp otomatik gelmesi üzerine ayarlanmış <a href="http://www.google.com" target="_blank">Google</a>&#8216;ın arama kutusuna bir şey yazarak internette dolaşıldığını; hatta internetin bundan ibaret olduğunu düşünürken bugün bankaların Online İnternet Şubesi&#8217;ne giriş yaparken kullandığı cep telefonunun java uygulamaları menüsünden bankanın cepmatik uygulamasını açarak şifre üretmeyi başarıyor ve ürettiği şifreyi girerek kredi kartlarının hesap ekstresini e-posta adresine gönderebiliyor. Ve üstelik bu gelişim sadece 1-2 sene içerisinde ekstra gayret göstermeden olabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer yandan, daha dün internet çoğu kişinin sadece &#8220;sorularına cevap arama&#8221; ihtiyacını karşılarken bugün çevresindeki her şey ile etkileşim içine girebildiği bir platforma dönüşüyor. Gelenekselleşeceği öngörülen teknolojiler bile bugün yerlerini evrimleşmiş yeni teknolojilere terk etme arifesindeler. İnternet portallarında gezinen, günün fıkrasını okuyup mp3 download eden, falını okuyup e-postalarına bakan kişilerin şimdilerde <a href="http://www.linkedin.com" target="_blank">linkedin</a> ile iş çevrelerini zenginleştirmeye çalıştığını; <a href="http://www.twitter.com" target="_blank">twitter</a> ile seslerini kendilerini takip edenlere duyurmaya gayret ettiklerini &#8211; anlık duygu ve düşüncelerini paylaşma eğilimi gösterdiklerini; <a href="http://www.foursquare.com" target="_blank">foursquare</a> sayesinde arkadaşları ile bir yerlerde karşılaşma ihtimallerini artırmaya hatta insanlarla belirli noktalarda buluşmaya çabaladıklarını izliyoruz. <a href="http://www.yahoo.com" target="_blank">Yahoo</a>, <a href="http://www.hotmail.com" target="_blank">Hotmail</a>, <a href="http://www.gmail.com" target="_blank">Gmail</a> gibi elektronik posta hizmeti sağlayıcılarının Facebook&#8217;un e-posta hizmeti vermeye başlayacağını açıklamasıyla nasıl B planları yapmaya başladığını; <a href="http://www.apple.com/iphone" target="_blank">iPhone</a>&#8216;un dokunmatik ekran fikrinin kazandığı inanılmaz popülarite sayesinde nasıl kopyalanarak neredeyse hemen her marka tarafından kullanılmaya çalışıldığını görebiliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında bütün bu değişimler, temelde teknolojiyi kullanan / onun nimetlerini tüketen biz insanların kazandırdığı ivme sayesinde bugün bu noktalara ulaşmıştır diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha dün sadece içerik görüntülemek için kullandığımız internet şimdilerde elektronik yardımcımız gibi bir role büründü. Eskiden sahnelenen bir tiyatro oyununun, bir sinema filminin ya da bir konserin sadece &#8220;nerede?&#8221; ve &#8220;saat kaçta?&#8221; olacağının bilgisine ulaşmak için kullandığımız internet ile bugün oturacağımız koltuğun numarasına kadar karar vererek o etkinliğin biletini kredi kartımıza üstelik taksit bile yaptırarak sahip olabiliyoruz. Telefon ile lisanını hiç anlamadığımız, telefonda konuşmasını bilmeyen tiplere laf anlatmaya gayret ederek popüler mekanlara rezervasyon yaptırmaya çalıştığımız günler yerini online rezervasyon sistemleri sayesinde kimseyle konuşmaya çalışmadan, hızlı ve güvenilir bir biçimde rezervasyonumuzu gerçekleştirebildiğimiz teknoloji dolu günlere bıraktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu gelişmelere nihayet devletimiz de tepkisiz kalmayarak &#8220;Devletin kısa yolu&#8221; mottosuyla <a href="http://www.turkiye.gov.tr " target="_blank">www.turkiye.gov.tr</a> adresinde devlet kurumlarında gerçekleştirilen işlemleri elektronik ortama taşımayı başardı. Henüz tam kapasite hizmete geçilmemiş olsa da altyapısı hazırlanmış olan ve şu anda &#8220;Doğum, Eğitim, Askere Alma ve Seferberlik, İş ve Kariyer, Sosyal Güvenlik, Aile, Birey ve Toplum, Sağlık&#8221; gibi başlıklar altında gruplandırılmış hizmetlerden sıraya girmeden, saatler harcamadan faydalanabiliyorsunuz. PTT şubelerinden bir defaya mahsus 1 TL vererek alacağınız e-Devlet Şifresi veya Turkcell / Avea hatlı telefonlarınıza tanımlatacağınız mobil imza ile siz de hemen e-Devlet&#8217;in kapısından giriş yapabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya “Gül”ü Olmak!</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden en sosyal olanımız en az haneli ICQ numarasına sahip olup en çok kişiyi bağlantı ekleyenimizdi.. mIRC’da oda açmak ya da OP olmak havası atılan şeylerdi.. Instant Messaging – [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Eskiden en sosyal olanımız en az haneli ICQ numarasına sahip olup en çok kişiyi bağlantı ekleyenimizdi..</p>
<p style="text-align: justify;">mIRC’da oda açmak ya da OP olmak havası atılan şeylerdi..</p>
<p style="text-align: justify;">Instant Messaging – Anlık Haberleşme denen zıkkım çıkıp bir de SMS denen cep telefonu haberleşme teknolojisi hayatımıza girince iyice suyu çıktı bu işlerin..</p>
<p style="text-align: justify;">Yüz yüze söylemeye, konuşmaya çekindiğimiz şeyleri artık rahatlıkla ve sadece klavyeyi hızlıca kullanarak anlatır olduk karşımızdakine.. Adeta dilimizin düğümü çözülür oldu. Kekemeler – peltekler - heyecanlanınca yüzü kızaranlar – çok hızlı konuştuğu için anlaşılamayanlar – kısacası her türlü “iletişemeyenler” dile geldi, coştu, coşturdu..</p>
<p style="text-align: justify;">Mahçup, kendisiyle ilgili konuşulduğunda kafasını utancından yere eğen insanların nesli tükenir oldu..</p>
<p style="text-align: justify;">Önceleri gündüz yüzyüze görüşülür ama akşam bambaşka bir özgüven ile Messenger karşısında süper kahramancılık oynanırdı. Kimi zaman yüzyüze ifade edilemeyen şeyler buradan anlatılır, hatta sevgililer chat kavgası yapar belki de ayrılma noktasına gelirlerdi..</p>
<p style="text-align: justify;">“Ne söylendiği kadar nasıl söylendiği de önemlidir!” lafı biraz kendine getirir oldu insanları.. Hemen webcam’ler ile donatıldı bilgisayarlar. İnternetin de hızlanması ile keyifli bir hale bile geldi bu chat işi..</p>
<p style="text-align: justify;">Ama reklamlarla bile zihne sokuldu ya “hep daha fazlasını iste!” dürtüsü, o nedendir ki yetmedi bizlere eldeki.. Yetmedi listedeki üç beş adama laf anlatmak, bazen caka satmak bazen akıl öğretmek..</p>
<p style="text-align: justify;">İstedik ki biz bir yazalım okusun herkes.. Koyalım fotoğrafları imrensinler.. Paylaşalım videoları öğrensinler..</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik hem listedekiler hem başkaları..</p>
<p style="text-align: justify;">İşte tam bu noktada imdada yetişmedi mi sosyal medya araçları..</p>
<p style="text-align: justify;">facebook hesapları açıldı birbiri ardına.. eş dost koyuldu aynı sayfaya..</p>
<p style="text-align: justify;">friendfeed ile arkadaşlar itina ile beslenmeye başlandı.. twitter ile 24 saat rapor verilir oldu takipçilere..</p>
<p style="text-align: justify;">linkedin iş ilişkilerini ifşa etmekte iken blog’lar ile beyin fırtınalarına malzemeler inşa edildi..</p>
<p style="text-align: justify;">O halde söyleyecek sözünü yazarak duyurmak isteyenlere de tek bir şey kaldı yapacak: Sosyal Medya’da açan bir gül olmak!</p>
<p style="text-align: justify;">Coming soon: Gül’ün faydaları!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IAB (Interactive Advertising Bureau) Türkiye</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2009/11/18/iab-interactive-advertising-bureau-turkiye/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2009/11/18/iab-interactive-advertising-bureau-turkiye/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 19:15:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Ajanslar Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[iab]]></category>
		<category><![CDATA[interaktif medya ajansları birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Levent Erden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[İnternetin hızlı gelişimi ile birlikte insanlara ulaşmanın ve reklam yapmanın yeni bir yolu da hayatımıza girmiş oldu: “İnternet reklamcılığı“. İnternet reklamcılığının büyümesi de beraberinde yeni bir iş kolunu [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnternetin hızlı gelişimi ile birlikte insanlara ulaşmanın ve reklam yapmanın yeni bir yolu da hayatımıza girmiş oldu: “<strong>İnternet reklamcılığı</strong>“.</p>
<p style="text-align: justify;">İnternet reklamcılığının büyümesi de beraberinde yeni bir iş kolunu getirdi: “<strong>İnteraktif Reklamcılık</strong>“. Profesyonelce yapılan her işte olduğu gibi bu iş kolunda da sektörel penetrasyon ajansların endüstri standartları ve kuralları ile çalışma ahlakına sahip olmaları gereksinimini doğurdu. 90′lı yıllarda internet ile tanışan ülkemiz 2000′li yılların ikinci yarısına girildiğinde İnteraktif Reklamcılar Birliği ile de tanışmış oldu.</p>
<p style="text-align: justify;">Menşei Amerika olan IAB, 1996 yılında kurulmuştur. Dünya’da toplam 26 ülkede faaliyet göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Amacı;</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Endüstriyi standartlar ve kurallar oluşturacak şekilde organize etmek,</li>
<li>İnternetin reklam mecrası olarak tek çatı altında ve tarafsız bir biçimde ölçümlenmesini ve denetlenmesini; bu   konuda karşılaştırılabilir ve objektif belgeler, veriler hazırlanmasını sağlamak,</li>
<li>İnternet ortamında yayınlanan reklamların belirli teknik standartlarda olması için bilgilendirme ve yönlendirme   yapmak,</li>
<li>İnternetin kolay satın alınan ve değer üreten bir mecra haline getirilmesine katkı sağlamak,</li>
<li>İnternet mecrasının gelişmesine, reklam yatırımlarından aldığı payın artmasına katkı sağlamak,</li>
<li>Bilgi değişim ve aktarım merkezi konumunda olmak,</li>
<li>Reklamverenlere ve ajanslara, Internet’in verimli bir mecra olduğunu anlatmak için etkinlikler seminerler,   broşür vb. malzemelerin yapımı ve dağıtımı, araştırmalar vb.) yapmak,</li>
<li>İnteraktif reklamcılığın gelişmesine katkıda bulunmak için endüstrinin önde gelen platformu olmak, reklam   dünyasını ve kamuoyunu bilgilendirmek,</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">şeklinde ifade edilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">IAB Türkiye<strong> 22 Ekim 2007</strong> yılında 23 adet katılımcıyla kurulmuştur. Bugün itibariyle 50′den fazla üyesi bulunan IAB Türkiye, interaktif dünyanın tüm oyuncularını bünyesine katılmaya davet etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2009/11/18/iab-interactive-advertising-bureau-turkiye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türklerin İnternet Alışkanlıkları</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 19:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet kullanım alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler internette ne yapıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Online Anket yoluyla 637 bin 236 kişi ile internet üzerinden yapılan sayısız araştırmalar neticesinde Türklerin internet kullanımı hakkında  ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz. İşte araştırma sonuçları: En interaktif internet kullanıcısı: [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Online Anket yoluyla<strong> 637 bin 236</strong> kişi ile internet üzerinden yapılan sayısız araştırmalar neticesinde Türklerin internet kullanımı hakkında  ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz. İşte araştırma sonuçları:<br />
<strong><br />
En interaktif internet kullanıcısı:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li> Kadın</li>
<li>26 yaşında</li>
<li>Üst-orta gelir seviyesinde</li>
<li>Üniversite mezunu</li>
<li>İstanbul’da ikamet eden</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kadınların ilgi alanı:<br />
</strong>İnteraktif pazarlama kampanyalarına katılım oranı <strong>%52</strong> olan kadınların internette en çok ilgisini çeken alanlar:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Seyahat</li>
<li>Kültür-Sanat</li>
<li>Sağlık</li>
<li>Güzellik / Kişisel Bakım</li>
<li>Kişisel Gelişim</li>
<li>Yeme-İçme</li>
<li>Astroloj</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erkeklerin ilgi alanı:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Haber</li>
<li>Spor</li>
<li>Arkadaşlık</li>
<li>Oyun</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Küçük şehirdeki internet kullanıcıları:</strong><br />
Küçük şehirlerde yaşayan kadınların <strong>%58</strong>‘i internetteki katılımlarıyla erkeklere oranla daha aktif gözüküyor. Bu kadınların profilleri incelendiğinde:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ortalama 30 yaşında</li>
<li>Sitelerde kalış süreleri Türkiye ortalamasının üzerinde</li>
<li>Ev hanımı</li>
<li>Haftada 36 saat çevrimiçi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>En İnteraktif şehirler:</strong><br />
İnternet kullanımları açısından değerlendirildiğinde büyükşehirler arasında katılımlarıyla en interaktif şehirler:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>İstanbul</li>
<li>Ankara</li>
<li>İzmir</li>
<li>Eskişehir (nüfusuna oranla en çok katılım bu şehirden)</li>
<li>Bursa</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak sıralanıyor. Küçük şehirlere bakıldığında:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Isparta</li>
<li>Tekirdağ</li>
<li>Çanakkale</li>
<li>Hatay</li>
<li>Iğdır</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">sıralanıyor. Bu kullanıcıların profilleri incelendiğinde küçük şehirlerdeki katılımcıların<strong> %41</strong>‘inin üniversite mezunu,<strong> %35</strong>‘inin lise mezunu olduğu görülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük şehirlerde internet kullanımının saat bazında dağılımı homojen bir yapı gösterirken büyük şehirlerde mesai saatleri ile doğru orantılı şekilde yoğun kullanım saatleri <strong>sabah 09:00</strong>, <strong>öğlen 14:00</strong>, <strong>akşam 22:00</strong> saatlerine işaret ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, küçük şehirlerdeki kullanıcıların sitelerde kalış süreleri ve banner’lara tıklama oranları Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir seyir gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Coğrafi bölgeler anlamında ele alındığında en yüksek katılım <strong>Marmara Bölgesi</strong>‘nde gözlemleniyor. En düşük katılım <strong>Doğu Anadolu Bölgesi</strong>‘nde. <strong>Ege</strong>, <strong>Akdeniz</strong> ve <strong>İç Anadolu Bölge</strong>leri Türkiye ortalamasında seyir gösterirken <strong>Karadeniz Bölgesi</strong>‘nde doğuya gidildikçe oran yükseliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> Tüketimin en yoğun olduğu <strong>18-25 yaş</strong> aralığındaki katılımcılar <strong>%78</strong> oranla en interaktif katılım oranına sahip yaş grubunu oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 Yaş üstü internet kullanıcıları:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">50 yaş üstü kullanıcıların en çok görüldüğü bölge <strong>Ege</strong> ve <strong>Marmara</strong> bölgeleridir. Doğu bölgelerinde bu oran giderek azamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 yaş üstü kullanıcıların en az görüldüğü şehirler:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ardahan</li>
<li>Gümüşhane</li>
<li>Hakkari</li>
<li>Bayburt</li>
<li>Muş</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 Yaş üstü kullanıcıların ilgi alanları:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Sağlık</li>
<li>Haber</li>
<li>SGK</li>
<li>Seyahat</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak sıralanırken, bu kullanıcılar içerik ve bilgi alabilecekleri websitelerini daha yoğun şekilde ziyaret etmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tıklanma oranlarına göre:<br />
</strong>İnteraktif kampanyaların trafik kaynakları hakkında önemli bilgiler veren bu araştırmaya göre en önemli yönlendirme kaynağı <strong>Google</strong>. En çok trafik yaratan kaynaklardan bir diğeri de <strong>banner</strong>‘lar.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırmaya göre banner tıklanma oranları:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Haber sitelerinde (anasayfa: <strong>%0.10</strong>; iç sayfalarda: <strong>%0.60</strong>)</li>
<li>Sosyal ağlarda: <strong>%0.45</strong></li>
<li>MSN Messenger: <strong>%0.65</strong></li>
<li>Portallar: <strong>%0.40 – %1.5</strong></li>
<li>Life Style: <strong>%0.50</strong></li>
<li>Paylaşım siteleri: <strong>%0.10 – %0.40</strong></li>
<li>Kadın siteleri: <strong>%1.10</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">şeklinde sıralanıyor. Ayrıca, kadınlara yönelik içeriklere sahip sitelerde yayınlanan banner’ların tıklanma oranlarının<strong> %5</strong>‘e kadar çıktığı gözlemlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Raporu ve İnternet Terminolojisi</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2008 18:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet raporu]]></category>
		<category><![CDATA[internet terminolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[internette kullanılan önemli terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[İnternet en genel anlamda bir modem aracılığı ile ulaşılan, bazen bilgisayarımız, bazen cep telefonumuz sayesinde yararlanabildiğimiz, teknolojik okuma-yazma platformudur. 1960′lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri, Savunma Bakanlığı tarafından [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnternet en genel anlamda bir modem aracılığı ile ulaşılan, bazen bilgisayarımız, bazen cep telefonumuz sayesinde yararlanabildiğimiz, teknolojik okuma-yazma platformudur. 1960′lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri, Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan <strong>ARPANET</strong> (<strong>A</strong>dvanced <strong>R</strong>esearch <strong>P</strong>roject <strong>A</strong>dministration <strong>NET</strong>work) isimli bir yerel ağ projesi olarak temelleri atılmıştır. Üniversiteler ile savunma birimleri arasındaki iletişimi sağlaması amacıyla kurulan ve kullanılan bu sistem 1980′li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri, Ulusal Bilim Kuruluşu NSF (<strong>N</strong>ational <strong>S</strong>cience <strong>F</strong>oundation) tarafından devralınmıştır. Bu tarihten sonra <strong>NSFNET</strong> ismiyle eğitim ve bilimsel araştırma kuruluşları arasında hızlı bir iletişim omurgası olarak kullanılmıştır. TCP/IP denilen bir iletişim protokolü üzerine kurulu bu sistemin kullanılmaya başlanması ve teknolojisinin popülerliğinin artması ile birlikte ABD dışında birçok yerde TCP/IP tabanlı kapalı devre özel iletişim ağları oluşturulmaya başlanmıştır. 1988 yılında bu özel ağlar ile NSFNET arasında bir bağlantı kurulmuştur. Takip eden yıllarda UUNET, PSINet, CERFNET gibi ticari amaçlı oluşumlar da bu ağa katılmıştır. Böylelikle büyük bir iletişim omurgası meydana gelmiştir. 1995 yılına kadar bu omurganın merkezinde görev yapan NSFNET, bu yıldan itibaren araştırma amacına yönelik hizmet vermek üzere bu ağdan ayrılmıştır; ancak mevcut yapı güçlenerek büyümesini sürdürmüş ve bugünkü İNTERNET yapısı oluşmuştur.<br />
Güncel ve terminolojik düzeyde internet şöyle tanımlanabilir:<br />
“İnternet, TCP/IP protokol takımı ile kontrol edilen, birbirinden tamamen farklı işletim sistemlerine sahip bilgisayar sistemleri arasında bile paket anahtarlamalı veri iletimini destekleyebilen, birbirleri arasındaki bağlantıların telekomünikasyon altyapısı ile sağlandığı küresel bir bilgisayar şebekesidir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnternet Terminolojisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şebeke</strong><br />
Birbirine bağlı 2 ya da daha fazla bilgisayar sistemi grubuna denir. Çeşitleri bulunmaktadır:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>LAN</strong> (Local Area Network): Yerel İletişim Ağı olarak adlandırılır. Coğarfi olarak birbirine yakın olarak konumlandırılmış bilgisayarlardan oluşan ağdır. (Örnek: aynı binadaki, aynı ofisteki, vs.)</li>
<li><strong>WAN</strong> (Wide Area Network): Geniş Alan İletişim Ağı olarak adlandırılır. Birbirinden daha uzak ve telefon hatlarıyla veya radyo frekanslarıyla bağlantılı bilgisayarlardan oluşan ağdır.</li>
<li><strong>CAN</strong> (Campus Area Network): Kampus Alanı İletişim Ağı olarak adlandırılır. Sınırları belirlenmiş coğrafi bir alanda birbiriyle bağlantılı bilgisayarlardan oluşan ağdır. (Örnek: Üniversite Kampusü, Askeri Bölge, vs.)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Topoloji</strong><br />
Bir ağ içerisinde mevcut olan bilgisayarların birbirleriyle olan bağlantılarının geometrik şeklini, düzenini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Yıldız (star), Halka (ring) gibi çeşitleri vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Protokol</strong><br />
Şebeke içerisindeki bilgisayarların birbirleriyle haberleşmek için kullandıkları kural ve sinyaller bütünüdür. Bilgisayarların iletişim kurabilmeleri, veri alışverişi yapabilmeleri için aynı protokolü kullanmaları gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ISP (Internet Service Provider)</strong><br />
İnternet Servis Sağlayısı (<strong>İSS</strong>) olarak adlandırılır. İnternet erişimi sağlayan kuruluşlara verilen isimdir. Bu kuruluşlar kendilerine ait bilgisayar donanımları ve yerel şebekelerden kiraladıkları hatlar aracılığı ile kullanıcıların yerel ve uluslararası internet omurgalarına taşınması görevini yerine getirmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omurga Sağlayıcı</strong><br />
Geniş bir coğrafi alana yayılmış olan, İSS’lere trafik taşıma hizmeti veren, büyük çaplı internet ağ işletmecilerine verilen isimdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnternet Uygulamaları<br />
</strong>İnternet ortamında son kullanıcıya sunulan e-posta, e-ticaret, medya ve içerik siteleri gibi bir çok çeşidi bulunan hizmetlere internet uygulamaları denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hosting</strong><br />
Barındırma Hizmeti olarak adlandırılır. İnternet uygulamalarının internet ortamında yer alabilmesini sağlayan ve bu tür uygulamalara ait yazılımsal bilgilerin (kodların, medyaların, her türlü içeriğin) fiziksel  olarak tutulması işlemidir. İnternet erişimi ve saklama işlemini yapan sunucu bilgisayarlara <strong>HOST</strong> (barındırıcı) adı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>IP</strong><br />
En kısa tanımıyla TCP/IP protokolü ile internete bağlı olan bilgisayarların birbirlerinden farklı olmasını sağlayan bir çeşit kimlik numarasıdır. Birbirinden nokta ile ayrılan 0-255 arasında tanımlanabilecek 4 set rakam grubudur. Örnek: 192.168.2.1<br />
İnternete bağlantı kurulduğunda bir çakışma / karışıklık yaşanmaması için her cihazın farklı bir IP adresi olması şartı vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Download</strong><br />
İnternet ortamında yayınlanmış bilgilerin, verilerin, her türlü materyalin bir aracı yazılım sayesinde (örneğin internet explorer, firefox, vb.) bilgisayara kopyalanması işlemidir. Dosya indirme olarak da adlandırılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Upload</strong><br />
Download işleminin tersidir. Bilgisayar ortamında bulunan bir dosyanın internette yayımlanabilecek şekilde, uygun bir hosting altyapısına kopyalanmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdilik bu kadar..<br />
İlerleyen zamanlarda İnternet Terminolojisi hakkındaki devam yazılarımı sizlerle paylaşacağım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

