<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Webdolusu &#124; Reha ŞENDİL &#187; internet</title>
	<atom:link href="http://www.webdolusu.com/tag/internet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.webdolusu.com</link>
	<description>e-ticaret, internet ve teknoloji...</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Jan 2012 01:37:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Grup Alışverişçilerin Kuponları Aslında Dedelerinden Miras..</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 29 Jun 2011 22:28:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[Asa Candler]]></category>
		<category><![CDATA[C.W. Post]]></category>
		<category><![CDATA[Coca-Cola ilk kupon]]></category>
		<category><![CDATA[eKupon]]></category>
		<category><![CDATA[eticaret]]></category>
		<category><![CDATA[grup alışveriş]]></category>
		<category><![CDATA[iKupon]]></category>
		<category><![CDATA[indirim]]></category>
		<category><![CDATA[kupon]]></category>
		<category><![CDATA[Kuponların Tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Time.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[21 Haziran 2011 tarihinde EticaretMAG&#8216;de yayınlanan yazım: 80&#8242;li yılların sonlarında başlayan 90&#8242;lı yılların ortasına kadar etkinliğini hız kesmeden sürdüren bir kupon furyası vardı Türkiye&#8217;de. Yüksek tirajlı gazetelerin rakiplerine [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>21 Haziran 2011 tarihinde <a title="Eticaret Haber ve Bilgi Kaynağı" href="http://eticaretmag.com" target="_blank">EticaretMAG</a>&#8216;de yayınlanan yazım:</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/BathandBodyWorksCoupons.gif"><img class="alignright size-medium wp-image-285" title="BathandBodyWorksCoupons" src="http://www.webdolusu.com/wp-content/uploads/2011/06/BathandBodyWorksCoupons-300x207.gif" alt="" width="300" height="207" /></a>80&#8242;li yılların sonlarında başlayan 90&#8242;lı yılların ortasına kadar etkinliğini hız kesmeden sürdüren bir kupon furyası vardı Türkiye&#8217;de. Yüksek tirajlı gazetelerin rakiplerine karşı üstünlük sağlamak için başlattıkları &#8220;X kupon getirene Y bedava!&#8221; kampanyalarına kayıtsız kalmak mümkün değildi o dönemde. Kupon biriktirenler önceleri ansiklopedi, atlas, kartondan model arabalar, uçaklar, futbolcu kartları kazanabiliyorken bu işe gösterilen büyük ilgi neticesinde verilen ürünlerin içerikleri ve nicelikleri de gitgide artırıldı. Hatta bir dönem televizyon, yemek takımı, çeyiz seti gibi devasa ürünlerin dağıtımına kadar vardı bu iş. Sonrasında da sektörde yaşanan ekonomik kriz ve birkaç dolandırıcılık tecrübesinden sonra yok denecek kadar az ve küçük ürünlerin dağıtıldığı bir noktaya gelindi. Günümüzde halen kupon karşılığı ücretsiz ürün dağtımının devam ettiğini de belirtmekte fayda var.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde internet üzerinden yapılan alışverişlerin sayısının ve büyüklüğünün artması &#8220;grup alışveriş&#8221; gibi yeni iş modellerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.  Tek başına belirli bir hizmet için belirli bir miktar ücret ödemektense aynı hizmeti almak isteyen tanıdık / tanımadık başka kişilerle bir güçbirliği oluşturarak aynı hizmeti çok daha düşük ücretlerle alabilecek olmanın beslediği bu yeni iş modeli bir anlamda &#8220;e-kupon&#8221; kavramının hayatımıza girmesine de sebep olmuştur. &#8220;e-Kupon&#8221; aslında 90&#8242;lı yılların ünlü &#8220;kupon&#8221;unu ile temelde aynıdır. İkisi de kendisine sahip olan için belirli bir avantaj yaratmaktadır. Ayrıldıkları nokta ise &#8220;kupon&#8221; bir kişi tarafından ve genellikle birden çok daha fazla adette toplandığında bir avantaj oluşturuyorken &#8220;e-kupon&#8221; birden çok daha fazla kişi tarafından birer adet temin edildiğinde belirli bir avantaj oluşturmaktadır. Sürekli &#8220;fırsat&#8221; başlığı altında sunulan indirimli ürün ve/veya hizmetlerden faydalanmak istenildiğinde grup alışveriş sitesine &#8220;e-kupon&#8221; ücreti ödenmeli ve bu kupona ait üretilmiş özel numara hizmet verilen yerde görevlilere iletilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, günümüzün modern iş modellerinde dahi kendisine yer bulabilen; halen geçerliliğini korumayı başaran; insanların rağbet ettiği, kullanmaktan vazgeçmediği bu &#8220;kupon&#8221; denilen icadın bundan tam 124 yıl önce kullanılmaya başlandığını biliyor muydunuz?</p>
<p style="text-align: justify;">Gelin <strong>Time.com</strong>&#8216;un hazırladığı &#8220;<strong>Kuponların Tarihçesi</strong>&#8221; isimli araştırmaya birlikte bir göz atalım:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1887<br />
</strong>Coca-Cola firması  tüzel kişiliğe kavuştuğunda, firma ortaklarından <strong>Asa Candler</strong> isimli Atlanta kökenli işadamı el yazması &#8220;bedava Coca-Cola&#8221; kuponları yapmıştı. &#8220;Kupon kullanımı&#8221; anlamındaki bu ilk adım sonrasında yaklaşık 20 yıl boyunca Amerika&#8217;da her 9 kişiden 1 tanesi bu kuponlar sayesinde bedava Coca-Cola içmişti.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1890&#8242;lar</strong><br />
Coca-Cola firmasının dağıttığı kuponların yarattığı ilgi ve başarı tüm Amerika&#8217;da yankı bulmaya başlamıştı. Benzer kullanımların sayısı çığ gibi büyüdü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1901</strong><br />
Amerikan kahvaltı tahıl ve gıda üreticisi  C.W. Post, &#8220;üzümlü fındıklı tahıl&#8221; isimli ürününün geniş kitlelere ulaşmasını sağlamak üzere &#8220;1 sent&#8221; ederindeki kuponları ürün ile birlikte dağıtmaya karar vermişti. Kupon stratejisi tuttu ancak ürün tutmadı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1930&#8242;lar</strong><br />
2. Dünya Savaşı&#8217;nın dünya üzerinde yarattığı büyük ekonomik krizden dolayı insanlar &#8220;süt&#8221; ve &#8220;yumurta&#8221;  gibi temel besin ürünlerine sahip olmayı bile lüks olarak kabul ediyorlardı. Bu nedenle &#8220;kupon&#8221; mantığı insanlara cazip geldi ve kullanım oranı hızlı bir gelişim gösterdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1940&#8242;lar</strong><br />
Bu yıllarda savaşlarda çarpışan erkeklerin arkalarında onlara destek vermek misyonuyla dimdik durmaya çalışan kadınlar  bir yandan toprak ekmekle bir yandan fabrikalarda üretimler yapmakla uğraşırken ekonomik tasarruf aracı gibi gözüken &#8220;kupon&#8221;lar yaygın bir şekilde kullanılmaya devam ediyordu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1950&#8242;ler</strong><br />
Kupon kullanım alışkanlığının en çok etkilediği yerlerin başında Sovyetler Birliği geliyordu. Bu yıllarda 10 sentlik indirim kuponlarına kavuşmak için bile saatlerce kuyruklarda bekleyen &#8216;yoldaşlar&#8217; aynı kuponları kullanmak için bir o kadar süre daha kuyruklarda bekliyorlardı. O dönemlerde en popüler kupon &#8220;20 sentlik Ushanka şapkası indirim&#8221; kuponlarıydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1960&#8242;lar</strong><br />
&#8216;Çekirdek Aile&#8217; kavramının güçlendiği bu yıllarda özellikle Pazar sabahları ailece oturup &#8220;kupon kesme&#8221; işi yapmak çok popüler bir alışkanlık halini almıştı. Öyle ki savaş protestoları veya beysbol oyunundan bile daha öncelikli bir işti bu. Yine bu dönemde başka bir trend olarak &#8220;kupon hediye etme&#8221; de popüler bir alışkanlığa dönüşmüştü.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1980&#8242;ler</strong><br />
Bu yıllarda &#8220;kupon&#8221; artık süreli yayınların ve gazetelerin resmi bir parçası gibi olmuştu. Neredeyse bir gazetenin 3&#8242;te 2&#8242;sini kuponlar oluşturmaktaydı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1990&#8242;lar</strong><br />
Kuponlar ilk kez dijitalleşmişti. Özellikle perakendeciler bir reklam aracı gibi gördükleri kuponları &#8220;online&#8221; olarak kullanmaya başladılar. Tüketiciler bu işe hemen alıştı; çünkü online kuponlar yazıcıdan istenildiği sayıda çıktı olarak alınabiliyor ve istenildiği kadar kullanılabiliyordu. Aynı yıllarda, insanların değişen beslenme alışkanlıkları ve artan obezite sayısı fast-food restoranlarını kendi indirim kuponları setlerini çıkarma konusunda tetikledi. Böylece ekstra seçenekler oluşturarak satış adetlerini artırmayı hedeflediler. (Başarılı da oldular!)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2010</strong><br />
&#8220;iKupon&#8221; evrimleşmesi yaşandı. Kuponlar mobil telefonlara taşındı. Özellikle iPhone gibi popüler mobil cihazlara yüklenmek üzere hazırlanan &#8220;kupon üretme yazılımları&#8221; sayesinde bir çok işletme müşterilerine kendilerine özel kuponlara sahip olma şansı verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><strong>2030&#8242;lar<br />
</strong></strong>Yaygın kullanıma sahip her hizmette, her üründe, her uygulamada olduğu gibi &#8220;kupon&#8221; uygulamalarında da sahtekarlık girişimleriyle karşılaşmak olasıdır. Özellikle önemli avantajlar sağlayan kuponlar için gerçekleştirilmiş sahtekarlık girişimleri yüzünden sektör temsilcileri çözüme yönelik araştırmalara yönelmişlerdir. Bu araştırmaların sonucunda 2030&#8242;lu yıllarda insanların en büyük ayırtedici özelliği olan DNA koduna özel hazırlanmış kuponlar oluşturulduğunu görürsek çok şaşırmamalıyız!<strong><br />
</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sonuç olarak, görülüyor ki temel insan ihtiyaçlarını gözeterek &#8220;yalın ama yararlı&#8221; olacak şekilde tasarlanan modeller yıllar geçse, insanlar ve hayat tarzları değişse de bir şekilde kendilerine kullanım alanı bulabilmektedir. Daha dün günlerce biriktirilen kuponların karşılığında alınanlarla eve eli dolu gelen anne babalarımızın bizlere yaşattığı heyecanda da; bugün cep telefonlarımızdan bir kaç dakikada kolaylıkla edindiğimiz fırsat indirim kuponlarını kullanarak aldığımız hizmet veya ürünlerin bize yaşattığı heyecanda da aynı temel duyguyu yaşıyoruz aslında: &#8220;indirim sevgisi&#8221; İşte böyle zamanlarda &#8220;iyi ki kupon icat edilmiş!&#8221; diyesi geliyor insanın&#8230;</p>
<p>Siz ne dersiniz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/06/30/grup-alisveriscilerin-kuponlari-aslinda-dedelerinden-miras/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>e-Devlet Kapısı&#8217;na Kadar Gelebilenlerden Misiniz?</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 Jan 2011 13:35:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet kapısı]]></category>
		<category><![CDATA[e-devlet şifresi]]></category>
		<category><![CDATA[gmail]]></category>
		<category><![CDATA[Google]]></category>
		<category><![CDATA[hızlı tüketim toplumu olmak]]></category>
		<category><![CDATA[hotmail]]></category>
		<category><![CDATA[iphone]]></category>
		<category><![CDATA[linkedin]]></category>
		<category><![CDATA[mobil imza]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<category><![CDATA[yahoo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[Hızla ilerleyen teknoloji sayesinde her gün hayatımıza bir yeniliğin daha girdiğini görüyoruz. Daha 20 sene önce Amiga, Commodore 64 ve Tetris gibi seçenekler arasında sıkışıp kalmışken şu anda [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hızla ilerleyen teknoloji sayesinde her gün hayatımıza bir yeniliğin daha girdiğini görüyoruz. Daha 20 sene önce Amiga, Commodore 64 ve Tetris gibi seçenekler arasında sıkışıp kalmışken şu anda sayısız bilgisayar çeşitleri, oyun konsolları, internet ve onun getirdiği yüzlerce, binlerce uygulamalar arasında her birimiz kendimize en çok hitap eden meşgaleyi bulabiliyoruz. Tüketim toplumu olma yolundaki maceramıza online hayatta da devam ediyoruz. Peki bu kötü bir şey mi?</p>
<p style="text-align: justify;">Bence cevabı: Hayır, asla! Bu &#8220;hayır&#8221;ın elbette &#8220;çünkü&#8221;sü de var.</p>
<p style="text-align: justify;">Çünkü; biz yeni gelen teknolojiyi ve nimetlerini hızlıca tükettikçe, onu üretenler daha iyisini daha kapsamlısını, daha pratiğini yapmak zorunda kalıyor. 50&#8242;li yaşlarından sonra bilgisayar ile tanışan anne-babalarımız dün bir web tarayıcısı açıp otomatik gelmesi üzerine ayarlanmış <a href="http://www.google.com" target="_blank">Google</a>&#8216;ın arama kutusuna bir şey yazarak internette dolaşıldığını; hatta internetin bundan ibaret olduğunu düşünürken bugün bankaların Online İnternet Şubesi&#8217;ne giriş yaparken kullandığı cep telefonunun java uygulamaları menüsünden bankanın cepmatik uygulamasını açarak şifre üretmeyi başarıyor ve ürettiği şifreyi girerek kredi kartlarının hesap ekstresini e-posta adresine gönderebiliyor. Ve üstelik bu gelişim sadece 1-2 sene içerisinde ekstra gayret göstermeden olabiliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Diğer yandan, daha dün internet çoğu kişinin sadece &#8220;sorularına cevap arama&#8221; ihtiyacını karşılarken bugün çevresindeki her şey ile etkileşim içine girebildiği bir platforma dönüşüyor. Gelenekselleşeceği öngörülen teknolojiler bile bugün yerlerini evrimleşmiş yeni teknolojilere terk etme arifesindeler. İnternet portallarında gezinen, günün fıkrasını okuyup mp3 download eden, falını okuyup e-postalarına bakan kişilerin şimdilerde <a href="http://www.linkedin.com" target="_blank">linkedin</a> ile iş çevrelerini zenginleştirmeye çalıştığını; <a href="http://www.twitter.com" target="_blank">twitter</a> ile seslerini kendilerini takip edenlere duyurmaya gayret ettiklerini &#8211; anlık duygu ve düşüncelerini paylaşma eğilimi gösterdiklerini; <a href="http://www.foursquare.com" target="_blank">foursquare</a> sayesinde arkadaşları ile bir yerlerde karşılaşma ihtimallerini artırmaya hatta insanlarla belirli noktalarda buluşmaya çabaladıklarını izliyoruz. <a href="http://www.yahoo.com" target="_blank">Yahoo</a>, <a href="http://www.hotmail.com" target="_blank">Hotmail</a>, <a href="http://www.gmail.com" target="_blank">Gmail</a> gibi elektronik posta hizmeti sağlayıcılarının Facebook&#8217;un e-posta hizmeti vermeye başlayacağını açıklamasıyla nasıl B planları yapmaya başladığını; <a href="http://www.apple.com/iphone" target="_blank">iPhone</a>&#8216;un dokunmatik ekran fikrinin kazandığı inanılmaz popülarite sayesinde nasıl kopyalanarak neredeyse hemen her marka tarafından kullanılmaya çalışıldığını görebiliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Aslında bütün bu değişimler, temelde teknolojiyi kullanan / onun nimetlerini tüketen biz insanların kazandırdığı ivme sayesinde bugün bu noktalara ulaşmıştır diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha dün sadece içerik görüntülemek için kullandığımız internet şimdilerde elektronik yardımcımız gibi bir role büründü. Eskiden sahnelenen bir tiyatro oyununun, bir sinema filminin ya da bir konserin sadece &#8220;nerede?&#8221; ve &#8220;saat kaçta?&#8221; olacağının bilgisine ulaşmak için kullandığımız internet ile bugün oturacağımız koltuğun numarasına kadar karar vererek o etkinliğin biletini kredi kartımıza üstelik taksit bile yaptırarak sahip olabiliyoruz. Telefon ile lisanını hiç anlamadığımız, telefonda konuşmasını bilmeyen tiplere laf anlatmaya gayret ederek popüler mekanlara rezervasyon yaptırmaya çalıştığımız günler yerini online rezervasyon sistemleri sayesinde kimseyle konuşmaya çalışmadan, hızlı ve güvenilir bir biçimde rezervasyonumuzu gerçekleştirebildiğimiz teknoloji dolu günlere bıraktı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu gelişmelere nihayet devletimiz de tepkisiz kalmayarak &#8220;Devletin kısa yolu&#8221; mottosuyla <a href="http://www.turkiye.gov.tr " target="_blank">www.turkiye.gov.tr</a> adresinde devlet kurumlarında gerçekleştirilen işlemleri elektronik ortama taşımayı başardı. Henüz tam kapasite hizmete geçilmemiş olsa da altyapısı hazırlanmış olan ve şu anda &#8220;Doğum, Eğitim, Askere Alma ve Seferberlik, İş ve Kariyer, Sosyal Güvenlik, Aile, Birey ve Toplum, Sağlık&#8221; gibi başlıklar altında gruplandırılmış hizmetlerden sıraya girmeden, saatler harcamadan faydalanabiliyorsunuz. PTT şubelerinden bir defaya mahsus 1 TL vererek alacağınız e-Devlet Şifresi veya Turkcell / Avea hatlı telefonlarınıza tanımlatacağınız mobil imza ile siz de hemen e-Devlet&#8217;in kapısından giriş yapabilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2011/01/04/e-devlet-kapisina-kadar-gelebilenlerden-misiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-Ticaret Güvenli Ödeme Sistemleri Sağlayıcısı EST Satıldı!</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2010/08/12/e-ticaret-guvenli-odeme-sistemleri-saglayicisi-est-satildi/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2010/08/12/e-ticaret-guvenli-odeme-sistemleri-saglayicisi-est-satildi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Aug 2010 22:31:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[EST]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[kredi kartları]]></category>
		<category><![CDATA[ödeme sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[sanalpos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Bilmeyenler için, EST, Türkiye’nin e-Ticaret Güvenli Ödeme Sistem ve Hizmetleri Sağlayıcısı olarak hizmet veren bir teknoloji şirketidir. Türkiye’de e-Ticaret ödemeleri alanında faaliyet gösteren bankaların büyük bir kısmı EST ile çalışmaktadır. [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bilmeyenler için, EST, Türkiye’nin e-Ticaret Güvenli Ödeme Sistem ve Hizmetleri Sağlayıcısı olarak hizmet veren bir teknoloji şirketidir. Türkiye’de e-Ticaret ödemeleri alanında faaliyet gösteren bankaların büyük bir kısmı EST ile çalışmaktadır. <a href="http://www.est.com.tr/">www.est.com.tr</a> web sitesinde yapılan duyuruyu sizlerle paylaşıyorum:</p>
<p style="text-align: justify;">—</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Avrupa’nın en büyük 5. yazılım şirketi olan Asseco Poland SA’nın iştiraki Asseco South Eastern Europe (Asseco SEE), EST ve ITD hisselerini satın aldı</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Avrupa’nın en büyük 5. yazılım şirketi olan Asseco Poland SA’nın iştiraki Asseco South Eastern Europe (Asseco SEE), 30 Temmuz 2010 tarihinde imzalanan anlaşma ile EST – Elektronik Sanal Ticaret Bilişim Hizmetleri A.Ş. ve ITD – İletişim Teknoloji Danışmanlık Ticaret A.Ş. hisselerini satın almıştır. 2002 yılından bu yana ITD’de ortaklığı bulunan Türkiye İş Bankası’nın dolaylı iştiraki İş Girişim Sermayesi de ITD’de sahip olduğu paylarını Asseco Grup’a devretmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Asseco SEE, finans, bankacılık, kamu ve endüstri de dahil olmak üzere çok çeşitli sektörlere yönelik çözümler üzerine uzmanlaşmıştır. Asseco Poland, doğrudan ve iştirakleri vasıtası ile Avrupa’nın 17 ülkesinde faaliyet göstermektedir. Ocak 2010 itibarı ile Asseco Grup’un 8.500′i aşkın çalışanı bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Asseco SEE’nin bu kararı almasının temel nedeni; EST ve ITD’nin Türkiye Bilgi Teknolojileri ve İletişim (ICT) sektöründe sergilediği büyüme potansiyelidir. Asseco Grup, diğer bölge pazarlarına ulaşma hedefi çerçevesinde, Türkiye’yi bir teknoloji ve yönetim üssü olarak değerlendirme kararlılığındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Asseco SEE’nin uluslararası alanda sürdürdüğü hızlı büyüme planının bir parçası olarak Türkiye’de EST ve ITD’yi seçmesi bizleri gururlandırmıştır. Yolumuza, Avrupa’nın önde gelen bilişim şirketlerinden Asseco SEE’nin gücü ile devam edecek olmamız, hizmet kalitemizin artarak ve sizlerle sürdürdüğümüz başarılı iş birliğinin güçlenerek devam etmesini sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">—</p>
<p style="text-align: justify;">Bu satışın teknoloji ve e-ticaret dünyası adına olumlu geri dönüşleri olmasını temenni ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2010/08/12/e-ticaret-guvenli-odeme-sistemleri-saglayicisi-est-satildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-Ticaret’te Mevlana Öğütü Dinleyen Kazanır</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2010/06/11/e-ticaret%e2%80%99te-mevlana-ogutu-dinleyen-kazanir/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2010/06/11/e-ticaret%e2%80%99te-mevlana-ogutu-dinleyen-kazanir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Jun 2010 22:30:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[başarının sırrı]]></category>
		<category><![CDATA[crm]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[mevlana öğütü]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Bundan çok uzun zaman önce Mevlana: “Sen anılması güzel söz ol! Çünkü insan aslında kendi hakkında söylenen güzel sözlerden ibarettir!” diyerek belki de CRM’in temel taşlarından birisine işaret [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bundan çok uzun zaman önce Mevlana: “<strong>Sen anılması güzel söz ol! Çünkü insan aslında kendi hakkında söylenen güzel sözlerden ibarettir!</strong>” diyerek belki de CRM’in temel taşlarından birisine işaret etmişti: “Müşteri memnuniyeti!”. Mevlana döneminde derviş olabilmek, bilgelik ve güveni simgeleyen bir kişi olmak için herkes tarafından iyi bilinmek ne kadar önemli idiyse günümüzde de e-ticaret işi yapan firmalar için müşterilerinin hakkında olumlu şeyler düşündüğü ve söylediği bir marka olabilmeyi başarmak da o denli önem taşımaktadır. Özellikle markalaşma yolunda emin adımlarla ilerlemek isteyen e-ticaret oyuncuları için müşterilerinden duyacakları güzel sözler, hizmet kaliteleriyle görecekleri beğeni ve oluşturacakları tekrar alışveriş yapma isteği “varolmanın” anahtarları olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde insanlar, e-ticaret müşterisi oldukları websitelerinden sürekli alışveriş yapabilmek için aslında çok temel bir takım özellikler arıyorlar: Uygun fiyat, güvenlik, hızlı teslimat ve ilgi.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer tedarikçi ilişkileri iyi ya da kendi ürettiği / ithal ettiği ürünleri satan bir firma iseniz müşterilerinize “uygun fiyat” sağlamak konusunda sıkıntıya düşmezsiniz. Özellikle rakiplerin sahip olmadığı bir ürün gamına sahipseniz fiyatlarınızın karşılaştırılmaz olması çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer doğru bir yazılım ve IT altyapısına sahipseniz, biraz da bütçeniz varsa ve bu bütçeyi doğru SSL sertifikası, firewall, load balancer gibi networks güvenliği sağlamada önemli rol taşıyan oyunculara aktarmayı becermişseniz o zaman müşterilerinizin web sitesinden alışveriş yaparken bilgilerinin çalınması riskini de oldukça azaltmışsınız demektir. Bu noktada 3D secure gibi son teknoloji ürünü ödeme sistemlerini de e-ticaret platformunuza entegre edebilmeyi başarmışsanız “güvenlik” konusunu aştığınızı herkese müjdeleyebilirsiniz.</p>
<p style="text-align: justify;">Eğer doğru bir ürün toplama, paketleme ve teslim etme algoritması kurgulamayı başarmışsanız sisteminiz tıkır tıkır işlemektedir demektir. Hızlı ve sistemli çalışan bir kargo firması ile çalışıyorsanız müşterilerinizin “hızlı teslimat” beklentisini de başarıyla yerine getirmişsiniz diyebiliriz.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki ya müşterilerin beklediği “ilgi” ihtiyacına çözümünüz nasıl olacaktır?<br />
İşte e-ticaret firmalarının büyük bir çoğunluğunun farketmediği, bilmediği ya da anlayamadığı ama marka olabilmek ile olamamak çizgisini çeken en önemli nokta müşterilerin “ilgi” ihtiyacına vereceğiniz cevap olacaktır. Zira, bir müşteri sitenizden alışveriş yapma kararını verirken “güvenlik, hızlı teslimat ve uygun fiyat” kriterlerini öncelikli olarak gözönünde bulundururken sitenizden tekrar tekrar alışveriş yapma, alışveriş yapmasa bile sitenizi sürekli ziyaret etme kararını verirken ona göstereceğini “ilgi”nin yeterliliğine göre hareket edecektir. Bu yeterliliği sağlamak için bir çok farklı yaklaşım geliştirilebilir:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Müşteriye alışveriş sonrasında aldığı hizmetten memnun olup olmadığı yazılı olarak (anket yoluyla) veya telefon ederek sormak, varsa şikayetlerini öğrenmek ve bunları gidermek üzere aksiyon alınacağı sözünü vermek</li>
<li>Başarılı bir e-ticaret davranış sistemini e-ticaret platformunuza entegre ederek (ya da başarabiliyorsanız kendi sisteminizi geliştirerek) müşterinin ilgi duyduğu kategorileri belirlemek ve bu kategorilere ait ürünler için belirli oranlarda indirimler, kargo bedava kampanyaları veya promosyonlar hazırlayarak müşteriyi yeniden  alışveriş yapmak üzere motive etmek</li>
<li>Müşterinin “hata mesajı” ile karşılaştığı, alışveriş sürecinin sistemsel hatalar yüzünden yarıda kesildiği ve alışverişi tamamlamadan web sitesini terkettiği durumları monitör ederek bu müşteriye ulaşmak ve mevcut hataları gidererek kendisine keyifli bir alışveriş deneyimi yaşama sözü vermek ve bu sözü tutmak</li>
<li>Ödeme sayfasında ister kendi kredi kartındaki ister sistemdeki bir hata nedeniyle alışverişini tamamlayamayan müşterileri arayarak nasıl yardımcı olunabileceğini sormak</li>
<li>Kargodan ürününü teslim alan ancak hasarlı ürün olduğunu gördüğü için müşteri hizmetlerini arayarak yardım isteyen müşteriye “kargo firmasıyla konuşun, sorununuzu çözsünler” cevabını vermek yerine en hızlı şekilde aynı üründen bir adet daha göndermek ve kargo firması ile hasarlı kargo problemini çözmek adına görüşmeyi tercih etmek</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Bunları yapabilen bir e-ticaret hizmeti veriyorsanız müşterilerinizin “ilgi” ihtiyacını başarıyla karşılayabiliyorsunuz demektir. İşte o zaman müşterilerinizin dilinden sizin hakkınızda güzel sözler dökülecektir ve Mevlana’nın öğüdünde bahsettiği gibi markanız kendi hakkında söylenen güzel sözler sayesinde büyüyecek ve daima yaşayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2010/06/11/e-ticaret%e2%80%99te-mevlana-ogutu-dinleyen-kazanir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>E-Ticaret Sitelerinde İçerik Oluşturmada 7 Ölümcül Hata</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2010/06/06/e-ticaret-sitelerinde-icerik-olusturmada-7-olumcul-hata/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2010/06/06/e-ticaret-sitelerinde-icerik-olusturmada-7-olumcul-hata/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 22:28:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticarette hata]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı web sitesi oluşturma]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[web sitesi içerik oluşturma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Biraz web programlamadan biraz da tasarımdan anlıyorsanız, bolca vaktiniz ve bir o kadar da sabrınız varsa bir web sitesi yapmak hiç de zor gelmeyecektir size. Aslında, bütün bu [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Biraz web programlamadan biraz da tasarımdan anlıyorsanız, bolca vaktiniz ve bir o kadar da sabrınız varsa bir web sitesi yapmak hiç de zor gelmeyecektir size. Aslında, bütün bu sayılan özelliklere sahip olmasınız bile internetteki hazır şablonlar sayesinde dakikalar içerisinde kendinize bir web sitesi yapabilirsiniz. İşin içinde biraz da para kazanmak olsun derseniz işte o zaman maliyetlerin yükselmesi kaçınılmaz olacaktır. Hatta, yüzbinlerce kişiye ulaşmak, aynı anda binlerce kişinin alışveriş yapmasına olanak tanımak isterseniz işte o zaman kesenin ağzını epey açmanız gerekecektir. Günümüzde, zamanında iyi maddi kaynak tüketerek bu amaçlarına erişmiş sayısız e-ticaret sitesi ile karşılaşmak mümkündür. Herkesin kabul edeceği üzere; internette her zaman ve hızlı şekilde erişilebilir olmak; sorunsuz, güvenli bir alışveriş deneyimi yaşatabiliyor olmak; monotonluktan kurtulmuş modern bir görsel tasarım çizgisine sahip olmak e-ticaret’te başarıyı yakalamak için çok önemli unsurlardır. Peki, bu unsurlar tek başına yeterli midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Hayır. Elbette sayılabilecek daha bir çok başka parametre vardır. Ancak, yukarıda bahsedilen unsurlar kadar önemli bir unsur da “içerik hazırlamak” tır. Özellikle e-ticaret işinin önemli stratejilerinden bir tanesi müşteriyi web sitesine getirmek ve müşterinin aldığı bilgiler / hizmetler paralelinde menun kalarak tekrar tekrar ziyaret etmesini sağlamaktır. Bu stratejiye uygun hareket etmek, ziyaretçilerin ilgisini canlı tutmak, her ziyaretçinin müşteriye dönüşüm oranını artırmak için aşağıdaki 7 ölümcül günahı işlememek gerekir:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. Dağınık ve fazla bilgi vermek</strong><br />
Her bilgiyi barındırmaya çalışmaktansa müşterilerin/ziyaretçilerin ihtiyaç duyacağı, alışveriş eğilimlerini pozitif yönde etkileyebilecek bilgileri bulundurmayı amaç edinmek daha faydalı olacaktır. Aksi halde insanlar bilgi kirliliği içerisinde yorulur ve kaybolurlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Anketlerde veya kayıt formlarında çok fazla soru sormak</strong><strong><br />
</strong>Ziyaretçi hakkında ne kadar çok şey bilinirse, bu bilgileri “işleyerek” O’nu müşteriye dönüştürecek doğru hamleleri yapmak o kadar kolay olacaktır. Ancak, nasıl hayatta hiçbir şey kolay değilse müşteriden bu bilgileri bir seferde almak da o kadar kolay değildir. Üstelik sorularla dolu bir formu doldurmak amaç ya da fayda ne olursa olsun kolay kolay kimsenin hoşuna gitmeyecektir. En doğrusu kazanamayacağınız bir mücadeleye hiç girişmemek ve ziyaretçilere “neden bu kadar soru soruyorlar yahu?!” dedirtmeden yavaş yavaş, farklı aktiviteler ile bilgi toplamayı tercih etmektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Eksik bilgi vermek (Firma ünvanı, iletişim bilgisi, fiziksel adres, telefon veya çağrı merkezi numarası)</strong><br />
Ticarette en önemli unsurlardan bir tanesi de tarafların birbirlerini bilmeleri ve tanımalarıdır. Bu nedenle, web sitesinde sizin kim olduğunuz, nerede faaliyet gösterdiğiniz, bir problem durumunda size nasıl ulaşılabileceği açık bir şekilde yazılmalıdır. Bu bilgilerin eksikliği ziyaretçilerin müşteriye dönüştürülememesi adına önemli bir tehdit oluşturacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4. Kalitesiz içerik (özensiz, düşük cümleler ve imla hataları ile yazılmış yazılar) sağlamak</strong><br />
Atalarımızın da dediği gibi “aynası iştir kişinin, lafa bakılmaz!” Bu nedenle siz çok değerli, alışveriş deneyimine kıymet katacak şeyler yazmış olsanız da bunların formatı, düzeni, imlası çok önemlidir. Sonuçta e-ticaret işi web sitesinde yazılan herşeyin ziyaretçi tarafından okunduğu, anlaşıldığı ve kabul edildiği anlayışıyla yapılmaktadır. Özensiz, yanlış şekilde yazılmış yazılar ziyaretçileri siteden uzaklaştırmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. (Belki, siteyi ziyaret edip alışveriş yapmak eğilimi olan hukukçu ziyaretçilerin bu yanlışları görerek size uyarı ve bir parça da tehdit içeren e-postalar atmasını sağlayabilirsiniz.)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5. Arama motorları ile uyumlu olmayan içerik hazırlamak</strong><strong><br />
</strong>Adwords’e milyonlar yatırmak istemiyorsanız en akıllıca strateji yazılım altyapısının ve içerik dilinin arama motorlarıyla olan uyumunu dikkate almak olmalıdır. Web sitesinde metin bazlı içerik oluşturarak yayınlamak ile yazılanları bir görsele yerleştirerek sitede yayınlamak arasındaki farkı öğrendiğinizde çok geç olabilir!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6. Kötü tasarım ve erişim</strong><br />
Hazırladığınız içeriğin “easy-to-read (okunaklı)” ve “easy-to-followup (anlaşılır)” olmasına dikkat etmek gerekir. İçerik kolay takip edilebilir ve farklı alt başlıklar arasında kolay ulaşılabilir olmalıdır ki ziyaretçiler kendilerini bir kütüphanenin düzenli rafları arasında geziyormuş gibi hissedebilsinler. Aksi halde, ne kadar önemli içerikli – düzgün formatlanmış içerikler sağlasanız da insanlar bilgiye erişememekten ötürü negatif etkileneceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7. Yeni içerik sağlamamak</strong><br />
Özellikle başarılı e-ticaret platformları “yaşayan” dinamik yapılardır. Hizmet verirken bulundukları zamanı ve çevresel dinamikleri iyi takip ederler. Bu nedenle, en basitinden sevgililer günü, yılbaşı, anneler / babalar günü gibi zamanlarda içeriklerin yenilenmesini, ziyaretçilerin ilgisini çekebilecek şekilde güncel tutulmasını sağlamak önemli bir gereksinimdir. Diğer türlü, her ziyaretinde aynı içerik ile karşılaşan ziyaretçiler siteyi “monoton” olarak etiketlendirmekten kaçınmayacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2010/06/06/e-ticaret-sitelerinde-icerik-olusturmada-7-olumcul-hata/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya “Gül”ü Olmak!</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 May 2010 19:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[chat]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kültür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden en sosyal olanımız en az haneli ICQ numarasına sahip olup en çok kişiyi bağlantı ekleyenimizdi.. mIRC’da oda açmak ya da OP olmak havası atılan şeylerdi.. Instant Messaging – [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Eskiden en sosyal olanımız en az haneli ICQ numarasına sahip olup en çok kişiyi bağlantı ekleyenimizdi..</p>
<p style="text-align: justify;">mIRC’da oda açmak ya da OP olmak havası atılan şeylerdi..</p>
<p style="text-align: justify;">Instant Messaging – Anlık Haberleşme denen zıkkım çıkıp bir de SMS denen cep telefonu haberleşme teknolojisi hayatımıza girince iyice suyu çıktı bu işlerin..</p>
<p style="text-align: justify;">Yüz yüze söylemeye, konuşmaya çekindiğimiz şeyleri artık rahatlıkla ve sadece klavyeyi hızlıca kullanarak anlatır olduk karşımızdakine.. Adeta dilimizin düğümü çözülür oldu. Kekemeler – peltekler - heyecanlanınca yüzü kızaranlar – çok hızlı konuştuğu için anlaşılamayanlar – kısacası her türlü “iletişemeyenler” dile geldi, coştu, coşturdu..</p>
<p style="text-align: justify;">Mahçup, kendisiyle ilgili konuşulduğunda kafasını utancından yere eğen insanların nesli tükenir oldu..</p>
<p style="text-align: justify;">Önceleri gündüz yüzyüze görüşülür ama akşam bambaşka bir özgüven ile Messenger karşısında süper kahramancılık oynanırdı. Kimi zaman yüzyüze ifade edilemeyen şeyler buradan anlatılır, hatta sevgililer chat kavgası yapar belki de ayrılma noktasına gelirlerdi..</p>
<p style="text-align: justify;">“Ne söylendiği kadar nasıl söylendiği de önemlidir!” lafı biraz kendine getirir oldu insanları.. Hemen webcam’ler ile donatıldı bilgisayarlar. İnternetin de hızlanması ile keyifli bir hale bile geldi bu chat işi..</p>
<p style="text-align: justify;">Ama reklamlarla bile zihne sokuldu ya “hep daha fazlasını iste!” dürtüsü, o nedendir ki yetmedi bizlere eldeki.. Yetmedi listedeki üç beş adama laf anlatmak, bazen caka satmak bazen akıl öğretmek..</p>
<p style="text-align: justify;">İstedik ki biz bir yazalım okusun herkes.. Koyalım fotoğrafları imrensinler.. Paylaşalım videoları öğrensinler..</p>
<p style="text-align: justify;">Üstelik hem listedekiler hem başkaları..</p>
<p style="text-align: justify;">İşte tam bu noktada imdada yetişmedi mi sosyal medya araçları..</p>
<p style="text-align: justify;">facebook hesapları açıldı birbiri ardına.. eş dost koyuldu aynı sayfaya..</p>
<p style="text-align: justify;">friendfeed ile arkadaşlar itina ile beslenmeye başlandı.. twitter ile 24 saat rapor verilir oldu takipçilere..</p>
<p style="text-align: justify;">linkedin iş ilişkilerini ifşa etmekte iken blog’lar ile beyin fırtınalarına malzemeler inşa edildi..</p>
<p style="text-align: justify;">O halde söyleyecek sözünü yazarak duyurmak isteyenlere de tek bir şey kaldı yapacak: Sosyal Medya’da açan bir gül olmak!</p>
<p style="text-align: justify;">Coming soon: Gül’ün faydaları!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2010/05/15/sosyal-medya-%e2%80%9cgul%e2%80%9du-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CRM 101: Nerede, Niçin ve Nasıl Veri Toplarız?</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2009/11/23/crm-101-nerede-nicin-ve-nasil-veri-toplariz/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2009/11/23/crm-101-nerede-nicin-ve-nasil-veri-toplariz/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 19:19:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[crm]]></category>
		<category><![CDATA[customer relationship management]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri ilişkileri yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Günlük hayatımızda, okuduğumuz gazete veya dergi haberlerinden tutun da izlediğimiz televizyon programlarına kadar hemen her yerde karşımıza “bütçe kalemleri”, “borsa değerleri”, “suç oranları”, vb. isimleriyle bir takım rakamsal kavramlar [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Günlük hayatımızda, okuduğumuz gazete veya dergi haberlerinden tutun da izlediğimiz televizyon programlarına kadar hemen her yerde karşımıza “bütçe kalemleri”, “borsa değerleri”, “suç oranları”, vb. isimleriyle bir takım rakamsal kavramlar çıkmaktadır. Aslında bunlar “istatistik” disiplininin sadece küçük birer parçası kabul edilebilir ve çok çeşitli tekniklerin uygulanması sayesinde veri analizi ve karar verme süreçlerinde önemli birer oyuncuya dönüşürler.</p>
<p style="text-align: justify;">Günümüzde, iş dünyasında artan rekabet ortamı, şirketleri müşterilerinin ihtiyaçlarını daha iyi anlama ve bu ihtiyaçlara karşılık verebilecek verimli ve etkili çözümler uygulama noktasına taşımıştır. Şirketlerin bu ihtiyacını karşılamak için ise ”<strong>business statistics</strong>” (iş istatistikleri) kullanılmaktadır. Bu sayede çeşitli yöntemler ile elde edilen “<strong>veri</strong>“ bir takım araçlar ve teknikler sayesinde “<strong>yararlı bilgi</strong>” haline dönüştürülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>VERİ TOPLAMA YÖNTEMLERİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Verinin yararlı bilgiye dönüşüm sürecinde ilk iş kaliteli veri toplamaya çalışmaktır. Örneğin, televizyonda yayınlanmakta olan bir programın ne kadar kişi tarafından izlendiğinin %100 doğruluk ile saptanması teorik olarak mümkün gözükse de maliyet ve fiziksel şartlar düşünüldüğünde mümkün olmayacağı anlaşılacaktır. Bunun yerine belirlenecek sayıda ve nitelikte televizyon izleyicisi tespit ederek o kişiler arasında aşağıdaki yöntemler kullanılarak veri toplanmaya çalışılsa ortaya çıkan cevaplardan tüm izleyicilerin eğilimi üzerine çıkarıma varmak mümkün ve daha önemlisi “anlamlı” olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Deney yapma:</strong><br />
Denek seçimi (experiment group) ve deney ortamının hazırlanma (experimental design) maliyetleri düşünüldüğünde çok da ucuz olmayan bir veri toplama yöntemidir. Bu yöntemde, ilk olarak aynı ve farklı özellikleri olan birden fazla sayıda “denek grupları” oluşturulur. Önce her gruba aynı deney ortamında aynı sürede aynı uygulama yaptırılır. Sonra her gruba aynı deney ortamında farklı sürelerde aynı ve farklı uygulamalar yaptırılır. Denek gruplarının verdiği tüm tepkiler “Veri Toplama Formu” (data collection form) üzerinde tek tek not edilir. Böylece yararlı bilgiye dönüştürülmeyi bekleyen veriler elde edilmiş olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Telefon anketi yapma:</strong><strong><br />
</strong>En yaygın kullanılan, uygun maliyetli ve etkili yöntemlerden birisidir.  Denek olarak seçilen ve telefon ile aranan insanların yardım etmeye gönüllü olmaması, telefon ile konuşmak için müsait olmamaları veya hiç ulaşılamamaları gibi negatif durumlar yaşanma ihtimali olsa da yine de etkili bir yöntem olarak kabul edilir. Yardım etmeye gönüllü olan insanları sıkıntıya sokmamak, mağdur olmalarına neden olmamak için telefon anketi süresi 1-3 dakika arasında olmalıdır. Konuşmaya “Merhaba, benim adım X. Sizi Y firması adına arıyorum. Z konusu ile ilgili kısa bir anketimiz var, sizden bize cevaplarınız ile yardımcı olmanızı rica ediyorum.” şeklinde başlamak en doğrusudur. Olumsuz yanıt alınsa bile telefon konuşması çok uzamadan (maliyet artmadan!) bir sonuca varılacaktır. Ankette kullanılan sorular mümkün olduğunca kısa tutulmalı, karşıdaki kişiden sunulan seçenekler arasından bir seçim yaparak cevap vermesi istenmeli ve “öznel” yorumlar içeren cevaplar verilmesine fırsat tanınmamalıdır. Sonuç olarak anket tamamlandıktan sonra verilen tüm cevaplar sınıflandırılacağı için “öznel” cevapların bu uygulamaya tabi tutulması mümkün olmayacaktır. Anketin başında sorulan sorular mutlaka anketin amacıyla doğrudan ilgisi olan konulara ait sorular olmalıdır. Anketin son bölümünde ise denek profilini (yaş, cinsiyet, eğitim durumu, kişisel tercihleri, vs.) ile ilgili sorular sorulmalıdır. Bu sorular, deneklerin gruplandırılması için önemli olduğundan dolayı mutlaka cevapları alınmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yazılı (Basılı) anket yapma:</strong><strong><br />
</strong>En çok kullanılan veri toplama yöntemidir. Bazı durumlarda anket, deneklere posta (veya e-posta) yoluyla ulaştırılsa da genellikle deneklerin, ellerine verilen anketi yine kendilerine verilen süre içerisinde odaklanarak cevaplandırdıkları bir yöntemdir. Genellikle en az maliyetli veri toplanma yöntemi olarak kabul edilir. Telefon anketi ile benzerlikleri olmasına karşın deneklere sağlanan izole ortam ve rahat bir süre içerisinde cevaplandırma şansı ile daha etkili sonuçlar elde edilebilmektedir. Deneklere sağlanan açık uçlu cevap verme şansı (seçenek olmayan, kişinin kendi cümleleri ile soruyu cevaplandırması beklenen soru yöntemi)  daha zor analiz edilmesine karşın daha kapsamlı sonuçlar elde edilmesi şansı da sunmaktadır. Öte yandan, deneklerin cevap verme oranlarının yükseltilmesi, motivasyonlarını artırması için mutlaka hazırlanan anket materyalinin göze hoş gelen bir formatta, düzenli, anlaşılır ve yeterli cevap yazma alanları bırakılmış şekilde tasarlanmış olması gereklidir. Posta ile gönderilen anketlerde geri dönüş oranı %5-%20 aralığında <em>(Referans: Business Statistics: A Decision-Making Approach, 7th Edition, P.10, 2007) </em>olduğu için deneklerin doğrudan bu anketi gözlem altında doldurmalarını sağlamaya çalışılmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Direkt gözlem ve görüşme yapma:</strong><strong><br />
</strong>Deneklerin fiziksel tutumlarının gözlemlenmesi sonucu verinin toplandığı yöntemdir. İnsan davranışını gözlemlemek insanın vereceği cevapları anlamanın en temel yöntemi olarak kabul edilebilir. Örneğin, bir süpermarket içerisinde belirli bir ürünün promosyonunu yapmak adına ürünün konumlandığı yerdeki düzeni değiştirmek, bir takım uyarıcı objeler ile fiziksel ortamı desteklemek ve sonrasında müşterilerin tepkilerini gözlemlemek, bu gözlemler sonucu çıkarımlarda bulunmak veri toplama sürecine verilebilecek en iyi örneklerden birisidir. Öte yandan, bu tür denek reaksiyonlarını gözlemlemek ve anlamlandırmak için mutlaka eğitimli gözetmenler kullanılmalıdır. Bu gereksinim sonucu bu yöntemin maliyeti yüksek kabul edilmektedir. Ayrıca, her gözetmenin aynı reaksiyon için farklı bir yorum getirebileceği ihtimali de gözönünde bulundurulursa yöntemin verimli sonuçlar vereceği hususu tartışmaya açıktır. Belki bu noktada, birebir görüşme (personal interview) yaparak reaksiyonları ve nedenlerini araştırmak daha mantıklı olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette veri toplama yöntemleri daha da çeşitlendirilebilir. Özellikle teknolojinin gelişmesi, internet kullanımının artması ve “ölçümleme” tekniklerinin detaylanması sayesinde günümüzde “kullanıcı eğilimlerini” takip etme şansı artmıştır. Burada, önemli olan şey kişisel farklılıkların tetiklediği tercihlerin sonucunda elde edilen verilerin toplanabilmesi ve bu veriler üzerinde yapılacak çalışmalar ile “yararlı bilgi” elde edilerek müşteri ihtiyaçlarının tespit edilebilmesi ve bu ihtiyaçlara cevap verebilecek çözümlerin ortaya koyulabilmesidir. Günümüzde müşterisini anlamaya çalışan ve bunun için bütçe ayıran firmaların rakiplerine göre çok büyük avantaj sağlayacağı tartışmasız bir gerçektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2009/11/23/crm-101-nerede-nicin-ve-nasil-veri-toplariz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türklerin İnternet Alışkanlıkları</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 19:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet kullanım alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler internette ne yapıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Online Anket yoluyla 637 bin 236 kişi ile internet üzerinden yapılan sayısız araştırmalar neticesinde Türklerin internet kullanımı hakkında  ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz. İşte araştırma sonuçları: En interaktif internet kullanıcısı: [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Online Anket yoluyla<strong> 637 bin 236</strong> kişi ile internet üzerinden yapılan sayısız araştırmalar neticesinde Türklerin internet kullanımı hakkında  ilginç sonuçlarla karşılaşıyoruz. İşte araştırma sonuçları:<br />
<strong><br />
En interaktif internet kullanıcısı:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li> Kadın</li>
<li>26 yaşında</li>
<li>Üst-orta gelir seviyesinde</li>
<li>Üniversite mezunu</li>
<li>İstanbul’da ikamet eden</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kadınların ilgi alanı:<br />
</strong>İnteraktif pazarlama kampanyalarına katılım oranı <strong>%52</strong> olan kadınların internette en çok ilgisini çeken alanlar:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Seyahat</li>
<li>Kültür-Sanat</li>
<li>Sağlık</li>
<li>Güzellik / Kişisel Bakım</li>
<li>Kişisel Gelişim</li>
<li>Yeme-İçme</li>
<li>Astroloj</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erkeklerin ilgi alanı:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Haber</li>
<li>Spor</li>
<li>Arkadaşlık</li>
<li>Oyun</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Küçük şehirdeki internet kullanıcıları:</strong><br />
Küçük şehirlerde yaşayan kadınların <strong>%58</strong>‘i internetteki katılımlarıyla erkeklere oranla daha aktif gözüküyor. Bu kadınların profilleri incelendiğinde:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ortalama 30 yaşında</li>
<li>Sitelerde kalış süreleri Türkiye ortalamasının üzerinde</li>
<li>Ev hanımı</li>
<li>Haftada 36 saat çevrimiçi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>En İnteraktif şehirler:</strong><br />
İnternet kullanımları açısından değerlendirildiğinde büyükşehirler arasında katılımlarıyla en interaktif şehirler:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>İstanbul</li>
<li>Ankara</li>
<li>İzmir</li>
<li>Eskişehir (nüfusuna oranla en çok katılım bu şehirden)</li>
<li>Bursa</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak sıralanıyor. Küçük şehirlere bakıldığında:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Isparta</li>
<li>Tekirdağ</li>
<li>Çanakkale</li>
<li>Hatay</li>
<li>Iğdır</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">sıralanıyor. Bu kullanıcıların profilleri incelendiğinde küçük şehirlerdeki katılımcıların<strong> %41</strong>‘inin üniversite mezunu,<strong> %35</strong>‘inin lise mezunu olduğu görülüyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük şehirlerde internet kullanımının saat bazında dağılımı homojen bir yapı gösterirken büyük şehirlerde mesai saatleri ile doğru orantılı şekilde yoğun kullanım saatleri <strong>sabah 09:00</strong>, <strong>öğlen 14:00</strong>, <strong>akşam 22:00</strong> saatlerine işaret ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Öte yandan, küçük şehirlerdeki kullanıcıların sitelerde kalış süreleri ve banner’lara tıklama oranları Türkiye ortalamasının çok üzerinde bir seyir gösteriyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Coğrafi bölgeler anlamında ele alındığında en yüksek katılım <strong>Marmara Bölgesi</strong>‘nde gözlemleniyor. En düşük katılım <strong>Doğu Anadolu Bölgesi</strong>‘nde. <strong>Ege</strong>, <strong>Akdeniz</strong> ve <strong>İç Anadolu Bölge</strong>leri Türkiye ortalamasında seyir gösterirken <strong>Karadeniz Bölgesi</strong>‘nde doğuya gidildikçe oran yükseliyor.</p>
<p style="text-align: justify;"> Tüketimin en yoğun olduğu <strong>18-25 yaş</strong> aralığındaki katılımcılar <strong>%78</strong> oranla en interaktif katılım oranına sahip yaş grubunu oluşturmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 Yaş üstü internet kullanıcıları:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">50 yaş üstü kullanıcıların en çok görüldüğü bölge <strong>Ege</strong> ve <strong>Marmara</strong> bölgeleridir. Doğu bölgelerinde bu oran giderek azamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 yaş üstü kullanıcıların en az görüldüğü şehirler:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ardahan</li>
<li>Gümüşhane</li>
<li>Hakkari</li>
<li>Bayburt</li>
<li>Muş</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>50 Yaş üstü kullanıcıların ilgi alanları:</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Sağlık</li>
<li>Haber</li>
<li>SGK</li>
<li>Seyahat</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">olarak sıralanırken, bu kullanıcılar içerik ve bilgi alabilecekleri websitelerini daha yoğun şekilde ziyaret etmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tıklanma oranlarına göre:<br />
</strong>İnteraktif kampanyaların trafik kaynakları hakkında önemli bilgiler veren bu araştırmaya göre en önemli yönlendirme kaynağı <strong>Google</strong>. En çok trafik yaratan kaynaklardan bir diğeri de <strong>banner</strong>‘lar.</p>
<p style="text-align: justify;">Araştırmaya göre banner tıklanma oranları:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Haber sitelerinde (anasayfa: <strong>%0.10</strong>; iç sayfalarda: <strong>%0.60</strong>)</li>
<li>Sosyal ağlarda: <strong>%0.45</strong></li>
<li>MSN Messenger: <strong>%0.65</strong></li>
<li>Portallar: <strong>%0.40 – %1.5</strong></li>
<li>Life Style: <strong>%0.50</strong></li>
<li>Paylaşım siteleri: <strong>%0.10 – %0.40</strong></li>
<li>Kadın siteleri: <strong>%1.10</strong></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">şeklinde sıralanıyor. Ayrıca, kadınlara yönelik içeriklere sahip sitelerde yayınlanan banner’ların tıklanma oranlarının<strong> %5</strong>‘e kadar çıktığı gözlemlenmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2009/11/02/turklerin-internet-aliskanliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Raporu ve İnternet Terminolojisi</title>
		<link>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/</link>
		<comments>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Dec 2008 18:57:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Reha Şendil</dc:creator>
				<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[internet raporu]]></category>
		<category><![CDATA[internet terminolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[internette kullanılan önemli terimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.webdolusu.com/?p=15</guid>
		<description><![CDATA[İnternet en genel anlamda bir modem aracılığı ile ulaşılan, bazen bilgisayarımız, bazen cep telefonumuz sayesinde yararlanabildiğimiz, teknolojik okuma-yazma platformudur. 1960′lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri, Savunma Bakanlığı tarafından [..]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">İnternet en genel anlamda bir modem aracılığı ile ulaşılan, bazen bilgisayarımız, bazen cep telefonumuz sayesinde yararlanabildiğimiz, teknolojik okuma-yazma platformudur. 1960′lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri, Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan <strong>ARPANET</strong> (<strong>A</strong>dvanced <strong>R</strong>esearch <strong>P</strong>roject <strong>A</strong>dministration <strong>NET</strong>work) isimli bir yerel ağ projesi olarak temelleri atılmıştır. Üniversiteler ile savunma birimleri arasındaki iletişimi sağlaması amacıyla kurulan ve kullanılan bu sistem 1980′li yıllarda Amerika Birleşik Devletleri, Ulusal Bilim Kuruluşu NSF (<strong>N</strong>ational <strong>S</strong>cience <strong>F</strong>oundation) tarafından devralınmıştır. Bu tarihten sonra <strong>NSFNET</strong> ismiyle eğitim ve bilimsel araştırma kuruluşları arasında hızlı bir iletişim omurgası olarak kullanılmıştır. TCP/IP denilen bir iletişim protokolü üzerine kurulu bu sistemin kullanılmaya başlanması ve teknolojisinin popülerliğinin artması ile birlikte ABD dışında birçok yerde TCP/IP tabanlı kapalı devre özel iletişim ağları oluşturulmaya başlanmıştır. 1988 yılında bu özel ağlar ile NSFNET arasında bir bağlantı kurulmuştur. Takip eden yıllarda UUNET, PSINet, CERFNET gibi ticari amaçlı oluşumlar da bu ağa katılmıştır. Böylelikle büyük bir iletişim omurgası meydana gelmiştir. 1995 yılına kadar bu omurganın merkezinde görev yapan NSFNET, bu yıldan itibaren araştırma amacına yönelik hizmet vermek üzere bu ağdan ayrılmıştır; ancak mevcut yapı güçlenerek büyümesini sürdürmüş ve bugünkü İNTERNET yapısı oluşmuştur.<br />
Güncel ve terminolojik düzeyde internet şöyle tanımlanabilir:<br />
“İnternet, TCP/IP protokol takımı ile kontrol edilen, birbirinden tamamen farklı işletim sistemlerine sahip bilgisayar sistemleri arasında bile paket anahtarlamalı veri iletimini destekleyebilen, birbirleri arasındaki bağlantıların telekomünikasyon altyapısı ile sağlandığı küresel bir bilgisayar şebekesidir.”</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnternet Terminolojisi</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Şebeke</strong><br />
Birbirine bağlı 2 ya da daha fazla bilgisayar sistemi grubuna denir. Çeşitleri bulunmaktadır:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>LAN</strong> (Local Area Network): Yerel İletişim Ağı olarak adlandırılır. Coğarfi olarak birbirine yakın olarak konumlandırılmış bilgisayarlardan oluşan ağdır. (Örnek: aynı binadaki, aynı ofisteki, vs.)</li>
<li><strong>WAN</strong> (Wide Area Network): Geniş Alan İletişim Ağı olarak adlandırılır. Birbirinden daha uzak ve telefon hatlarıyla veya radyo frekanslarıyla bağlantılı bilgisayarlardan oluşan ağdır.</li>
<li><strong>CAN</strong> (Campus Area Network): Kampus Alanı İletişim Ağı olarak adlandırılır. Sınırları belirlenmiş coğrafi bir alanda birbiriyle bağlantılı bilgisayarlardan oluşan ağdır. (Örnek: Üniversite Kampusü, Askeri Bölge, vs.)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Topoloji</strong><br />
Bir ağ içerisinde mevcut olan bilgisayarların birbirleriyle olan bağlantılarının geometrik şeklini, düzenini tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Yıldız (star), Halka (ring) gibi çeşitleri vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Protokol</strong><br />
Şebeke içerisindeki bilgisayarların birbirleriyle haberleşmek için kullandıkları kural ve sinyaller bütünüdür. Bilgisayarların iletişim kurabilmeleri, veri alışverişi yapabilmeleri için aynı protokolü kullanmaları gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ISP (Internet Service Provider)</strong><br />
İnternet Servis Sağlayısı (<strong>İSS</strong>) olarak adlandırılır. İnternet erişimi sağlayan kuruluşlara verilen isimdir. Bu kuruluşlar kendilerine ait bilgisayar donanımları ve yerel şebekelerden kiraladıkları hatlar aracılığı ile kullanıcıların yerel ve uluslararası internet omurgalarına taşınması görevini yerine getirmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Omurga Sağlayıcı</strong><br />
Geniş bir coğrafi alana yayılmış olan, İSS’lere trafik taşıma hizmeti veren, büyük çaplı internet ağ işletmecilerine verilen isimdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İnternet Uygulamaları<br />
</strong>İnternet ortamında son kullanıcıya sunulan e-posta, e-ticaret, medya ve içerik siteleri gibi bir çok çeşidi bulunan hizmetlere internet uygulamaları denir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hosting</strong><br />
Barındırma Hizmeti olarak adlandırılır. İnternet uygulamalarının internet ortamında yer alabilmesini sağlayan ve bu tür uygulamalara ait yazılımsal bilgilerin (kodların, medyaların, her türlü içeriğin) fiziksel  olarak tutulması işlemidir. İnternet erişimi ve saklama işlemini yapan sunucu bilgisayarlara <strong>HOST</strong> (barındırıcı) adı verilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>IP</strong><br />
En kısa tanımıyla TCP/IP protokolü ile internete bağlı olan bilgisayarların birbirlerinden farklı olmasını sağlayan bir çeşit kimlik numarasıdır. Birbirinden nokta ile ayrılan 0-255 arasında tanımlanabilecek 4 set rakam grubudur. Örnek: 192.168.2.1<br />
İnternete bağlantı kurulduğunda bir çakışma / karışıklık yaşanmaması için her cihazın farklı bir IP adresi olması şartı vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Download</strong><br />
İnternet ortamında yayınlanmış bilgilerin, verilerin, her türlü materyalin bir aracı yazılım sayesinde (örneğin internet explorer, firefox, vb.) bilgisayara kopyalanması işlemidir. Dosya indirme olarak da adlandırılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Upload</strong><br />
Download işleminin tersidir. Bilgisayar ortamında bulunan bir dosyanın internette yayımlanabilecek şekilde, uygun bir hosting altyapısına kopyalanmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şimdilik bu kadar..<br />
İlerleyen zamanlarda İnternet Terminolojisi hakkındaki devam yazılarımı sizlerle paylaşacağım..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.webdolusu.com/2008/12/20/internet-raporu-ve-internet-terminolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

