Etiketlenmiş ‘reklam’

E-Ticaret Zengini Olmak İçin 10 Altın Kural

Ocak 3rd, 2009

money1

Ticaret en genel anlamda bir mal veya hizmetin alınıp satılması olarak tanımlanabilir. Bu tanımın dijital dünyaya taşınması ise “e-ticaret”  olarak adlandırılır. Firmaların artan rekabet ortamında müşteri odaklı hizmet verebilme yarışları, kaliteli hizmeti müşteriye en hızlı, en kaliteli şekilde ulaştırma çabaları ticaretin şeklini ve sınırlarını da doğrudan etkilemiştir. Gelişen teknoloji ve giderek yaygınlaşan bilgisayar kullanımı ile birlikte “internet” kullanımı iş dünyasının yeni gözdesi olmuştur. Böylelikle mal ve hizmetlerini daha geniş bir müşteri kitlesine ulaştırmak isteyen firma yöneticileri birbiri ardına e-ticaret sitelerini kurmaya başlamış ve 2003 yılından itibaren artan bir ivme ile sayısı günümüzde 3000′i aşan irili ufaklı e-ticaret siteleri hayatımıza girmiştir.

Bir e-ticaret sitesi sahibi olmak ve müşterilerine internetten satış yapabilmeyi başarmak bol para kazanmak, zengin olmak için yeterli midir acaba? Elbette ki hayır!

“Ticaret, risk almayı bilmek sanatıdır” diye kabul edersek eğer, e-ticaret’te başarılı olmak için hem risk almayı bilmek hem de vizyon sahibi olmak gerektiğini peşinen kabul etmek gerekir. Bir takım prensipleri benimsemek, bir takım kuralları “ticaret şekli” olarak özümsemek şüphesiz ki diğer rakipler arasından sıyrılıp başarıya uzanmak için en doğru hamle olacaktır.

Bir e-ticaret yatırımını başarıya götürecek, sahibini zengin edecek, gözardı edilirse iflasa götürecek altın kuralları şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Dürüst olun! Satışını yaptığınız ürün veya hizmeti doğru, anlaşılır, açık bir şekilde tanıtın. Müşterilerin eksiksiz bilgilendirilmesi, potansiyel tehlikelerin veya yan etkilerin en baştan ortaya koyulması “güven” kazanmak, yasal açıdan sorumlulukları yerine getirmek için çok önemlidir.
  • Bilgilerinizi kolay ulaşılabilir şekilde kurgulayın! E-Ticaret sisteminizde müşteriler ürün ve hizmetler için hazırlanan içeriklere her zaman kolaylıkla erişebilmelidir. Satış öncesi kafalardaki soru işaretlerini, satış sonrası da doğabilecek memnuniyetsizlikleri gidermek için “kolay erişilen bilgi” en büyük yardımcınız olacaktır.
  • Maliyetleri dürüstçe ortaya koyun! Satılan mal veya hizmetin fiyatı; kullanılabilecek ödeme şekilleri ve varsa her seçeneğin sahip olduğu ekstra maliyetler; kargo/sevkıyat maliyetleri; iade ve geri ödeme işlemlerinden dolayı müşterilerden talep edilebilecek ödemelere ait tüm bilgiler ayrıntılı şekilde duyurulmalıdır. Unutmamak gerekir ki “müşteriler kötü süprizlerden hoşlanmaz; özellikle bu süpriz bir ödeme talebi üzerineyse”

taahhud

  • Taahhüd alındığının altını çizin! Müşterilerin e-ticaret sitesinde gerçekleştirdikleri siparişlerde Uzak Mesafeli Satış Sözleşmesi kuralları çerçevesinde bir takım taahhüdlerin altına imza atmış gibi sorumluluk taşıdıklarının anlaşılmasını garanti etmek gerekir. Hem müşterinin hem de işletmenin çıkarlarını korumak için bu gereklidir. Mutlak müşteri memnuniyeti için müşterilere imkanlar el verdiğince “değiştirme”, “iptal” ve “iade” hakları da tanımak fark yaratır.
  • Modern online ödeme seçenekleri bulundurun! Müşterilere birden fazla ödeme seçeneği sunmak hizmet anlayışınızın modernliği ve güvenilirliği hakkında en büyük deliller olarak görülür. Müşteri sadece havale yapmaya ya da kredi kartı kullanmaya mahkum edilmemelidir. Özellikle günümüzde “cepbank”, “paypal”, “kapıda ödeme” şeçenekleri tüketicilerin alışveriş eğilimlerini olumlu etkiledikleri kanıtlanmış yeniliklerdir.

security

  • Bilgi güvenliğini garanti edin! Müşterilerden alınan her türlü bilgi, özellikle ödeme sırasında kullanılan kredi kartı bilgileri kesinlikle kullanılmamalıdır. Müşteriler verdikleri adres, telefon numarası gibi bilgilerin izinleri dışında üçüncü şahıslarla paylaşılmayacağını bilmek isterler. Kredi Kartı bilgilerinin ise veritabanında hiç kayıt edilmiyor olması hem güvenlik hem de güvenilirlik açısından önemlidir.
  • Sistem güvenliğini sağlayın! Oluşturulan e-ticaret sitesinde ödeme ekranlarından tutun da üyelik formlarına kadar nitelikle veri girişi yapılan her ortamın güvenliğini sağlamak en önemli sorumluluktur. SSL sertifikası, 3D Secure sistemi ile ödeme kabulü sistem güvenliğini sağlamak için en büyük yardımcılardır.
  • Soru ve sorunları dinleyin, çözüm üretin! Müşterilerin satış sonrasında her türlü sorun ve sorularını iletebilecekleri bir ortama kavuşturulmaları çok önemlidir. İster telefon hattı ile donatılmış bir Çağrı Merkezi ister iletişim formları ile yapılandırılmış bir Müşteri Hizmetleri soru ve sorunların toplanması ve çözüme kavuşturulması için çok önemli yapılar olacaktır.

customersupport

  • Politika ve Prosedürlerinizi en başta belirleyin! Ticaret anlayışının ve firma kimliğinin müşteriler tarafından anlaşılması ve benimsenmesi için prosedür ve politikaların en baştan belirlenmesi gerekir. Böylelikle e-ticaret sisteminizin parçası olan insanlar değişse bile sisteminizin karakteri değişmez, keyfi uygulamaların önüne geçilmiş olur. Unutulmamalıdır ki “sistemli çalışmak” üretken bir sistemin doğmasını sağlayacaktır.
  • Doğru pazarlama ve reklam araçlarını kullanın! İnternet üzerinden faaliyet gösterildiği unutulmamalı ve internet kullanıcılarının hedef kitle olduğu gözönünde tutularak reklam ve pazarlama faaliyetleri planlanmalıdır. Yerel bir gazeteye verilecek tam sayfa bir reklam ile popüler bir internet sitesine verilecek küçük bir banner reklam arasında nasıl bir kazanç/maliyet ilişkisi olduğu çok iyi analiz edilmelidir. Doğru reklam sitenin önce bilinirliğini artırır. Reklamın arkasından gelecek başarılı bir pazarlama kampanyası ile satışlar ve karlılık da artacaktır.

Bol kazançlı e-ticaret faaliyetleri temenni ederim.

E-Ticarette Büyük Hata:”Yanlış Pazarlama”

Kasım 11th, 2008

Cep telefonları ilk çıktığında hemen her sokak köşesinde bir “cepshop” görmek mümkündü. Ardından “internet” ve “online oyunlar” girdi hayatımıza. Bu sefer de “internetcafe” denilen modern kıraathaneler sardı dört yanımızı. Çoluk çocuk doluştuk bu teknoloji yuvalarına. Kimimiz “chat” yaptık, modern yaşamın aşk oyunlarını oynar olduk; kimimiz strateji oyunları ile dünyaları kurtardık düşman elinden.. Daha o zamanlarda bazılarımız internet dünyasının zenginliklerini farkedecek bilince sahipti. Birşeyler almayı, satmayı, ikinci elden para kazanmayı becerdik derken bir de baktık ki “e-ticaret” diye bir kavram çoktan girmiş internet literatürümüze. Tıpkı cepshop, internetcafe gibi “e-ticaret sitesi” açmak da bol kazanç sağlayacak, erken davrananı zengin edecek bir yatırım olarak gözükmeye başlandı. Halen, bu eğilimin devam ettiğini ve sektöre dışarıdan bakanların “altın yumurtlayan tavuk” olarak algıladığı e-ticaret’te başarıyı sağladığı herkesce kabul edilen faktörleden birisi de “pazarlama” olarak düşünülebilir.

E-Ticaretin yeni yeni yayılmaya başladığı yıllarda yatırımcıların en büyük pazarlama taktiği: “bol reklam” idi. Yatırımcıların veya e-ticaret sitesini kalkındırması için emanet edilen yöneticilerin gözünde “ne kadar çok kişi bilirse web sitesini o kadar çok kişi ziyaret eder, satışlar da o derece artar” diye bir izlenim vardı. Bu izlenime uzaktan bakanların, minimum bütçe ayıranların bir çoğu battı gitti kısa sürede. Duruma “strateji” gözüyle bakanlar ise derhal işe koyuldu!

Hızlı yayılan e-ticaretleşme sürecinde ilk karşılaştığımız pazarlama stratejisi “gazete reklamları” oldu. Bol tirajlı ve ulusal yayımlanan gazetelerde (isim vermek istemiyorum) önce “metin” içerikli reklamlar; ardından “sütun reklam” çalışmaları ve “bol renkli manşet” reklamları birbiri ardına “e-ticaret” sitelerini duyurdu insanlara. Bu reklam çalışmalarını, gazetelerin yanında verilen “teknoloji” ekleri, diğer bir adıyla “insert” çalışmaları takip etti. Önce 3-5 sayfalık ekler soradan da neredeyse kitap kalınlığına varan 30-40 sayfalık “alışveriş katalogları” görmeye başladık.

Gazetelerin ardından “radyo” ve kısmen “televizyon” reklamları e-ticaret reklamlarıyla doldu taştı. Kimileri radyoların “drive-time” zamanlarını kimileri de popüler radyo programlarını seçti en etkili reklam yöntemi olarak. Ardından program “sponsorlukları” ve televizyonda bant reklam yayınları tercih edilir oldu.

Pazarlama yöntemleri bunlarla da sınırlı kalmadı: otobüs giydirme, yolcu askıları, metro reklam panoları, eşantiyon dağıtımları, vs. vs. Liste böyle uzayıp gidiyor. Halen internet dışında birçok mecrada değişik reklamlar ile karşılaşmak mümkün oluyor. Bunların kimileri eğlenceli kimileri de çok talihsiz girişimler olarak nitelendirilebilir. Ancak bütün bu saydığım pazarlama çalışmalarının tek bir ortak noktası bulunmakta: “YANLIŞ SEÇİM” olmaları.

İnternetin fiziksel dünyadan bağımsız, kendi kuralları ve kendi işleyişi olan bir yapısı olduğunu bilenler ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. İnternette sörf yapmak, bir bilgiye ulaşmak, bir bilgiyi oluşturmak, alışveriş yapmak, sohbet kanallarını kullanmak, e-posta okumak veya göndermek gibi “yetkinliklere” sahip herkes internet için “yetişkin” ve “yeterli” sayılabilir. İnternette “yetkin” olan kişiler de aynı zamanda “online alışveriş” yapan kitleyi oluşturmaktadır. Bu anlamda değerlendirildiğinde, çok gazete okuyor olmanın, iyi bir radyo ve televizyon takipçisi olmanın, otobüs veya metro gibi toplu taşıma araçlarını sık kullanıyor olmanın internette sıkça alışveriş yapabilmeye doğrudan bir etkisi olmadığını görmek hiç de zor olmasa gerek. Oysa, birçok e-ticaret girişiminin en büyük pazarlama harcamalarının bu alakasız kanallar üzerinden yapıldığına canlı şahitlik ettiğimi söyleyebilirim. Bu eksik veya hatalı pazarlama taktiklerinin de zamansız biten bütçelere, hedefine ulaşamayan yatırımlara, artmayan gelirler karşısında biriken giderlerin ezici üstünlüğüne neden olmaktan öteye gitmediğini söylemek hiç de yanlış olmayacaktır.

İnternet kültürünün giderek yaygınlaştığı günümüzde “marka bilinirliğine” katkı sağlamaktan öte fayda sağlamayacağı artık ispatlanmıştır diyebileceğimiz eski reklam araçları terk edilmelidir. Elbette bunlar hiç kullanılmamalıdır demek de yanlış bir tutum olacaktır. Ancak bunların yerine popüler internet platformlarında verilecek banner reklamların, sosyal ağ (social networks) sitelerine verilecek reklamların, yapılacak işbirliklerinin, e-ticaret platformu olarak internet kullanıcılarına yönelik düzenlenecek ödüllü yarışmaların,  kampanyaların ve mailing çalışmalarının geri dönüşlerinin çok daha tatminkar olacağı, satışlara pozitif yönde etki edeceği, souçlarının ölçümlenebilir olmalarından dolayı eksik ve yetersiz yönlerinin hızlıca giderilebileceği su götürmez gerçeklerdir. Günümüzde popüler ziyaret oranına sahip, hitleri ve satışları aynı oranda artış gösteren büyük e-ticaret sitelerinin arka planlarına bakıldığında saydığım modern pazarlama araçlarının ne kadar etkili oldukları görülecektir.

Üstelik daha “ekonomik” bütçeler ile çok daha “etkili” reklamlar yapılabiliyor olması ve doğrudan “online alışveriş” yapan kişilere ulaşmaya olanak tanıması pazarlama bütçelerinin bu modern tekniklere yönlendirilmesi için başlıbaşına yeterli sebeplerdir. E-Ticaret yatırımcılarının paralarını erken tüketmemesi, kazanmaya başlayacakları ana kadar ayakta kalabilmeleri ve oluşturmaya çalıştıkları e-ticaret sistemlerini gerçek muhattaplarıyla en erken şekilde buluşturabilmeleri için bu söylediklerimi iyi düşünmelerini tavsiye ederim.